Basur Ağrısı ve Tedavisinde Yeni Bir Yöntem

Hemoroid yani basur yaşamı zorlaştırır. Yeni tedavi yönteminde başarı oranı yüzde 90. Peki bu yöntemin ayrıntıları neler, cerrahi bir yöntem mi?

Çok fazla ağrı yapan, kişinin hayatını kabusa çeviren basurdan (hemoroid) kurtulmak artık çok kolay. Doktorlar Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Korhan Taviloğlu; hemoroid tedavisiyle ilgili bilgi verdi:
Hemoroid nedir?
Hemoroid veya basur; sürekli kabızlık-ishal, aşırı ıkınma, yanlış tuvalet alışkanlıkları veya hamilelik nedeniyle makat bölgesinde bulunan yastıkçıkların yapısının bozulmasıdır. 50 yaş civarındaki her iki kişiden birinde görülür. Dış basur; makat bölgesinin en hassas ve ağrıya duyarlı olan bölgesinde oluşur. Buradaki damar pıhtılaşırsa, ağrılı bir şişlik oluşturur. İç basur ise makattan dışarıya sarkan şişliktir. Çoğunlukla tuvalet sonrası temizlik işlemi sırasında fark edilir.

BAŞARI ORANI YÜZDE 90
Tedavisi nasıl oluyor?
Beş çeşit tedavi yöntemi uygulanıyor:
Ayaktan tedavi: Lokal anestezi ile beş dakika gibi bir sürede sorun çözülüyor. Hasta yarım saat dinlendikten sonra işine dönebiliyor.
Boğma girişimi: Bu yöntemde; hanımların saçlarına taktığı toka gibi bir lastik; makat içine ışıklı bir alet ile yerleştirilir. ‘Bant girişimi’ olarak da adlandırılır. Bu tedavide, bölgedeki basur damarı boğulur. Genellikle birinci ve ikinci derecedeki hemoroidlerin tedavisinde tercih edilir. Başarı oranı yüzde 80-90, komplikasyon riski ise yüzde 1-3’tür.
Lazerle yakma: İnfrared adı verilen değişik dalga boyundaki lazer ışınıyla damarlar küçültülür. Lazer ile hemoroid tedavisi olarak da anılır. Her hemoroid memesine ortalama 1.5 saniye boyunca ışın verilir.
Elektrikle yakma: Basura neden olan kan damarları; bipolar elektrik akımı veya nadiren direkt akım ile yakılır. Birinci ve ikinci derecede hemoroidlerde uygulanır.
İğne tedavisi: Makat bölgesine, kireç oluşturan bir madde enjekte edilir. Bu yöntem ‘skleroterapi tedavisi’ olarak bilinir. Bu tedavide; hemoroidi besleyen toplardamarlarda, yeni bir damarın şişmesi engellenir.

BASUR İÇİN PRATİK ÖNERİLER
Lif takviyeleri: Her gün karnıyarık otu tohumundan (Psyllium) iki çay kaşığı alınması tavsiye edilir.
Probiyotikler: Sindirim için yararlı mikroorganizmalar anlamına gelen probiyotikler; hemoroid tedavisini destekler.
Doğal yöntemler: Patlıcan sapı ve incir yaprağının kaynatılarak içilmesinin veya bu su ile oturma banyosu yapılmasının faydalı olduğu söylenir. Pamuğun, zeytinyağı veya kantaron yağına batırılarak makat etrafına sürülmesi de yararlı olur.
Oturma banyosu: 10-15 dakika süre ile günde dört-beş kez, ılık suyun (24-27 derece olacak, yani dirseği yakmayacak) içine oturmak; ağrıların azalmasını sağlar.
Kremler: Hekim önerisi ile sıklıkla nitrogliserin, kortizon ve çinko oksit içerikli kremler ile makata masaj yapılması tedavi sürecini destekler.

TUVALETE GAZETE OKUMAKTAN VAZGEÇİN
Bu hastalıktan korunmak için neler yapılabilir?
Posadan zengin bir beslenme tarzını benimsemek.
Tuvalette uzun zaman geçirme, tuvalette gazete okuma veya bulmaca çözme ve aşırı ıkınma gibi alışkanlıkları terk etmek.
Çocuklara, tuvalete ihtiyaç duydukları anda gitmeleri ve orada uzun zaman geçirmemeleri gerektiğini öğretmek.
Düzenli olarak egzersiz yapmak.
At, motosiklet veya bisiklete binmenin basur açısından olumsuz etkilerinin olduğunu bilmek.
Halter, vücut geliştirme ve güreş gibi ağır sporların da zorlanma nedeniyle basuru tetiklediğini unutmamak.

MUZ VE BİBER YİYİN PİZZADAN UZAK DURUN
Basur en çok kimlerde görülüyor?
Uzun süre oturmayı gerektiren mesleklerde, motosiklete ve bisiklete binenlerde, kronik kabızlığı veya ishali olanlarda ve genetik yatkınlığı bulunanlarda sık görülür.
Hangi gıdalar basura dokunur?
Baharatlı gıdalar (kırmızı biber, kara biber, pul biber, acı biber, isot gibi), lahmacun, çiğ köfte, hamburger, pizza, ketçap, turşu, sosis, turunçgiller (limon, mandalina, portakal, greyfurt), aşırı tüketilen çay ve kahve, süt ürünleri, asitli içecekler, enerji içecekleri, fazla tuzlu gıdalar ve konserveler.
Nasıl beslenilmeli?
Lifli gıdalar ağırlıklı olmalıdır. Basurdan korunmak için; mısır, mısır gevreği, esmer pirinç, kuru üzüm, kuru kayısı, kuru incir, kuru erik, fındık, ceviz, lahana, karnabahar, havuç, patates, ıspanak, kuşkonmaz, kabak, şalgam, brokoli, esmer ekmek, keten tohumu ve şeker pekmezi tüketilmelidir.
Kaynak.7gunsaglik
X