Vshape İle Yüzünüzdeki Sarkmalardan Kurtulun

Amerika’da yapılmaya başlanan ve kısa sürede heryere yayılan VShape fırtınası ile yüzdeki sarkmalara son veriliyor. Bu estetik harikasını Dr. Mustafa Karataş anlattı..

Son günlerde Amerika’da en çok tercih edilen sistemlerden biri olan VShape, cerrahisiz yüz gençleştirme düzenekleri arasında en iyilerinden birisi olarak gösteriliyor. Gıdı ve boyundaki sarkmalar, yanak bölgesindeki hacim kaybı ve derin kırışıklıklarda da etkili olan bu yöntemin detaylarını Medikal Estetik Uzmanı Dr. Mustafa Karataş anlattı.

Vshape teknolojisi ile cildin derin tabakalarındaki kolajen lifleri ısıtılarak cildin dış yüzeyinin gözle görülür şekilde gerginleşmesi sağlanıyor ve alt tabakalardaki destek dokulardaki sarkıklıklar toparlanır. Etkili sonuçlar için 20 dakika süren 4 seanslık bir kür öneriliyor.

VShape nedir?

Yüz şekillendirme, yüz germe, boyun, çene ve gıdı bölgesini, ameliyata başvurmadan, yeniden şekillendirmek için özel olarak geliştirilmiş bir sistemdir. VShape, köşeli çeneleri, fazla kilo nedeni ile "U" şeklini almış yüzleri, yumurta gıdılarını yeniden şekillendirmede en yeni tekniklerden biridir.

Nasıl etki gösteriyor?

VShape, çok iri yapılı olan yağ hücrelerini, ultrason dalgaları sarsarak parçalıyor. Çok küçük yapılı olan kan, damar, sinir ve kemik hücreleri sarsıntıya rahatlıkla direniyor ve zarar görmüyor. İstenmeyen etkilerden böylece kaçınabiliyor. VShape ısıtıcı kavitasyonel dalgalarla çalışmadığından yüz bölgesinde güvenle uygulanabiliyor ve yan etki göstermiyor.

Kaç seans gerekir?

20 dakika kadar süren seanslar 2 hafta ara ile uygulanıyor. İlk seansta çok ciddi sonuçlar alınıyor, büyük çoğunluk için en fazla 4 seans tatmin edici sonuç sağlıyor. Bu sonuçlar kalıcı olduğundan takip eden yıllarda sadece bir seans yaptırmak alınan sonucu korumada çok etkili oluyor. Seanslar masaj rahatlığında ve sıfır acı hissi ile yapılıyor.

Yüz germe ameliyatına alternatif olabilir mi?

Ameliyat çok farklı bir uygulamadır, hiçbir noninvaziv yani ameliyatsız yöntem cerrahi müdahaleler ile karşılaştırılmamalıdır. Cerrahiye de uygun hastalara ameliyat ile olağanüstü sonuçlar alınabilmektedir. Özellikle ülkemizde ulaşılan cerrahi yöntemlerdeki başarı tartışılmazdır ama daha genç görünmek için ameliyat olmayı düşünmeyen ya da daha ileri yaşlara ötelemeyi isteyen hastalar için VShape hem gerçekçi hem de keyifli bir yöntemdir, VShape’in en büyük çekiciliği, kesici-delici bir yöntem olmamasıdır.

Yağlar eriyince cilt gevşer mi?

VShape, ultrason ile birlikte radyofrekansı kombine uyguluyor. Unipolarradyofrekans dalgaları, cildi emniyetle ısıtarak bağ dokusunun çekmesini sağlıyor. Böylece ciltte de sıkılaşma sağlanıyor, sistemde kullanılan ultrasound ve radyofrekans özel patentli teknoloji ürünüdür.


Referans.7gunsaglik.com.tr

Uykusuzluğa Karşı Vişne Suyu İçin

Araştırmalar vişne suyunun uykuyu düzenlediğini kanıtladı. Uykusuzluk çekenlere birebir mucize vişnede..


Yapılan bilimsel araştırmalar vişne yemenin ve suyunu içmenin, uyku düzeninin sağlanmasında en önemli etken olan melatonin hormonunun vücuttaki seviyesini yükseltmeye yardımcı olduğunu ortaya koydu.

Teksas Sağlık Bilimi Merkezi Üniversitesi’nden Prof. Russel Reiter, vişnenin “melatonin” içerdiği bilinen az sayıdaki besinden biri olmasının yanı sıra, içeriğindeki “melatonin” oranının, kanımızda bulunandan fazla olduğuna dikkat çekiyor. Ayrıca Prof. Reiter ve çalışma arkadaşları, sadece bir avuç vişne yemenin dahi kandaki “melatonin” seviyesini artırdığını, vücudun doğal uyku düzenini geliştirdiğini ve antioksidan etkileri ile başka sağlık faydaları sağladığını iddia ediyor.

Uyku düzenini geliştiriyor

Melatonin, beyindeki hipofiz bezinde salgılanan, vücudun günlük ritmini ve uyku düzenini geliştiren bir hormon. Yapılan birçok araştırma “melatonin”in vasküler sistemi koruyucu, iltihap azaltıcı, ameliyat sonrası ortaya çıkan kan dolaşımı bozukluklarını gideren potansiyele sahip olduğunu ortaya koyuyor. Vücuttaki “melatonin” hormonunun düşük düzeydeki artışının dahi olumlu sonuçlar doğurduğu iddia ediliyor. Ancak yaşlanma, melatonin salgısının azalmasına neden oluyor. Bu nedenle melatoninin doğal kaynaklardan alınması büyük önem taşıyor. “Melatonin” hapları reçetesiz olarak eczanelerde satılıyor olsa da uzmanlar “melatonin”in gıdalar yoluyla alınmasının daha etkili olduğunu vurguluyor.

Hak ettiği ilgiyi göremiyor

Gıda Mühendisi, Meyve Suyu Endüstrisi Derneği Genel Sekreteri Ebru Akdağ, Prof. Reiter ile yaptığı görüşme sonucunda, vişnenin doğanın insanlara bir armağanı olduğunu düşündüğünü belirtiyor ve ekliyor: “Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar; vişnenin, kardiyovasküler hastalıklara ve kansere karşı koruma potansiyelinden, diyabet ve iltihaplanmalara koruma potansiyeline kadar birçok faydasını ortaya koyuyor. Diğer yararları arasında eklem iltihaplanması ve gut ağrılarının azaltılmasına olası etkileri, kolon kanserinin gelişimini engellemeye yardımcı olma potansiyeli de sayılıyor. Araştırmalar vişnenin şaşırtıcı faydalarını işaret etse de, bunlar yeterince ön plana çıkarılamadığı için vişne, gizli bir kahraman olarak kamuoyu ve tüketici nazarında hak ettiği ilgiyi göremiyor.”
Referans.7gunsaglik.com.tr

Apandisitin Belirtileri, Karın Ağrısıyla İlişkisi


Prof. Dr. Hasan Taşçı apandisit ile mide ve karın ağrılarını anlattı. Apandisitin belirtileri karın ağrıları olabilir mi?


Medipol Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilimdalı Başkanı Prof. Dr. Hasan Taşçı, "apandisit" hakkındaki soruları yanıtladı. Prof. Dr. Hasan Taşçı, apandisitin başka hastalıklarla karıştırılmasından dolayı doğru teşhis konulmadığında ölümle sonuçlanacak kadar büyük risk içerdiğini belirtiyor. Taşçı’ya göre apandisit özellikle gaz sancısı ile karıştırılıyor ve Apandisit ile gaz sancısı arasındaki farkı anlatan yazı aşağıdadır;

* Neden apandisit oluruz?
Bu konuda çeşitli varsayımlar ortaya atılmaktadır. Apendiks içerisindeki bağırsak mayii mevcut su içeriğini kaybederek sertleşip apendiks kökünü tıkarsa apendiks içerisindeki salgılar birikerek apandisit tablosuna yol açabilirler. Diğer bir varsayım da apendiks duvarındaki normalde de yoğun olarak bulunan lenfatik dokuların vücuttaki herhangi bir enfeksiyon durumunda şişerek gene aynı mekanizma ise apendiks kökünün tıkanmasına yola açabilir. Karpuz veya ayçiçek çekirdeği gibi bazı gıda parçalarının da apandisit yapabileceği söylense de bu konuda kesin bir kanıt yoktur.

* Apandisit olduğumuzu nasıl anlarız?
Tipik apandisit tablosunda ağrı göbek çevresinde, hastanın tam olarak yerini gösteremediği müphem bir ağrı ile başlar. Süreç ilerledikçe karnın sağ alt tarafına doğru yer değiştirir. Bulantı, kusma, iştahsızlık eşlik edebilir. Kan ve idrar tahlillerinde bazı anormallikler saptanır. Hekim tarafında yapılan fizik muayenede apandisiti işaret eden belli bulgular mevcuttur. Bunlarda en önemlisi tıp dilinde rebound dediğimiz, elimizi ağrılı bölgeye bastırıp bekledikten sonra aniden çektiğimizde ağrının artmasıdır. Bu bulgu iltihabın karın iç zarına ulaştığının bir göstergesidir.

* Nasıl önlenir?
Apandisitin önlenmesi için herhangi bir ilaç ve tedavi yöntemi yoktur. Tek tedavi seçeneği ameliyattır.

* Ameliyatı riskli mi?
Apandisit erken teşhis edildiğinde ameliyatı 20-30 dakika sürer ve hasta hastanede bir gün yatar. Eğer apandisit patlamış ise, ameliyatla apandisit alınarak karın içi yıkanır hasta yaklaşık 2-3 gün hastanede kalır. Unutulmamalıdır ki, erken teşhis ve doğru tedavi hayat kurtarır.

* Gaz sancısı nedir?
Tıp dilinde kolik ağrı denilen birçok nedene bağlı olabilir. İçi boş tüp şeklindeki yapıların içeriğinde bir tıkanma olursa bunu aşmaya çalışan vücudun o bölgede yarattığı gerilmeye bağlı bir ağrıdır. Belli aralıklarla artar ve azalır. Safra yolları, idrar yolları veya bağırsaktaki hastalıklarda bu tip ağrılarla karşılaşabiliriz. Bağırsak sistemimizde belli miktarda hava mevcuttur. Bu yuttuğumuz hava, gıdalardan açığa çıkan gazlardan oluşur. Bazı hastalıklarda bu miktar artarsa, bu şişkinliğe bağlı gaz sancısı oluşabilir.

* Hangi gıdalar gaz sancısı yapar?
Her bünyede farklı olmakla birlikte genelde mercimek ve baklagiller, pişmemiş çiğ sebzeler bağırsakta gaz oluşumuna neden olabilirler. Sütteki laktoz şekerinin sindiriminin bazı insanlarda az olması da gene şişkinliğe neden olabilir. Gazlı içecekler midede gaz birikimine neden olabilir. Bu yiyeceklerden kaçının.

* İkisini birbirinden nasıl ayırt ederiz?
Apandisit ve gaz sancısının arasındaki farkı anlamak her zaman çok kolay olmayabilir. Bazı bulgular birbiri ile karışabilir. Her iki durumda da birçok hastalık aynı tabloya yol açabilir. Tüm bunların düşünülerek sonuca gidilmesi de zaten hekimlik sanatının gereğidir.
Genel olarak ağrılar geçmiyorsa, artarak devam ediyorsa veya eşlik eden ateş, bulantı, kusma, halsizlik, genel durum bozukluğu varsa vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmamız gerekir.

* Ölümcül müdür?
Apandisitin patlaması kişinin ölümüne neden olabildiğinden genç erişkinlerde patlama ihtimali yüzde yirmibeşlerdeyken, çocuklarda yüzde seksenbeşlere yaşlılarda ise yüzde 90′a çıkabilmektedir. Yaşlı ve çocuklarda bulgular az olduğundan teşhis konulduğunda apandisit patlamış olabilir ve bu nedenle kişi hayatını kaybedebilir.

Mide Kanserinin Sinsi Belirtileri ve Çareleri

Kanser türlerinden en az belirti verenlerden biri de maalesef mide kanseri..

Karnın üst orta kesiminde ağrı, halsizlik, iştahsızlık ve özellikle geceleri gelen mide şikayetleriyle belirti veren mide kanserinin son zamanlarda oldukça sık görülmeye başladığı belirtildi.

Dünyada en sık görülen dördüncü kanser türü olduğunu belirten Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Murat Mustafa Kebapçıoğlu, “Midede gelişen tümörlerden kötü huylu olanları, erken teşhis ile tedavi edilmediğinde kansere neden olabilir. Midenin küçük kenarında ortaya çıkan mide kanserine erkeklerin ve ileri yaşlardaki kişilerin yakalanma riski daha fazladır. Mide kanseri ilk safhalarında belirti vermez. Hastalık, yapılan endoskopik incelemeyle kesin teşhis edilir. Ancak kişilerde ilerleyen dönemlerde mide bölgesinde ağrı ve midenin ağırlaştığı hissi, iştahsızlık ve bunun sonucunda kilo kaybı görülmesi, yemekten sonra rahatsızlık hissi ve mide şişliği, bulantı, kusma, yorgunluk gibi belirtiler ortaya çıkar. Hastaların yarısında elle muayenede bir kitle hissedilir” dedi.

Tedavinin genellikle ameliyatla gerçekleştiğini belirten Kebapçıoğlu, “Mide kanserinin tedavisi ameliyattır. Yapılan ameliyatla tümör ve mide birlikte alınır. Ameliyat sonrasında tümörün evre ve tipine göre tedavi belirlenerek uygulanır. Genellikle hastalara ilaç ve ışın tedavisi birlikte uygulanır. İlerleyen dönemlerde de hastalığın tekrarlamaması için düzenli kontroller yapılmalıdır” diye konuştu.

Kanserden korunmak için yapılması gerekenlere değinen Kebapçıoğlu, şu uyarılarda bulundu:

“Kanserden korunmak ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için bazı tedbirler almak gerekir. Öncelikle kilonun kontrol altında tutulması, sağlık beslenmeye dikkat edilmesi, düzenli olarak spor yapılması ve içiliyorsa sigaranın bırakılması gerekir. Aynı zamanda birçok hastalığa neden olan stresten de mümkün olduğunca uzak durulmalı, sakin bir hayat seçilmelidir. Kanserden korunma ve iyi bir tedavi süreci için erken teşhis de oldukça önemlidir. Bu nedenle kişiler düzenli doktor kontrollerini ihmal etmemeli, her hangi bir şikayetleri olduğunda da doktorlarına danışmalıdırlar”

Kansızlık Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Vücudumuzun yaşam sıvısı, yaşamımız için olmazsa olmaz ögelerden bir tanesi de kanımız, canımız, yaşam sıvımız.

Kanımız tüm vücudumuzun dengesini sağlayan, organlarımızın ve bedenimizde ki tüm sistemlerimizin doğru dürüst çalışmasına yardımcı olan, vücudumuzda damarlarımızın içerisinde sürekli devir daim eden yaşam sıvımızdır.

Bu yüzden vücutta yeteri kadar kan üretilmediği takdirde çeşitli hastalıklar ortaya çıkar. Bu hastalıklardan en yaygın olanı ve bilineni de kansızlık rahatsızlığı. Halk arasında kansızlık olarak bilinen bu durum, tıp dilinde ki ismi ile ise ; ‘’ anemi ‘’ olarak bilinir ve adlandırılır.

Peki, nedir bu kansızlık? Kanın azalmasına mı denir?

Tıbbi olarak açıklayacak olur isek kansızlık; damarlarımızda ki kanımızın içerisinde yer alan alyuvar ve hemoglobin ( kana rengini veren madde ) azlığı ve de eksikliğinde meydana gelen rahatsızlığa kansızlık hastalığı ya da rahatsızlığı denir.

Kansızlığın birçok nedeni olabilir. Bu irsî olup yani aileden de geçmiş kalıtsal da olabilir sonradan da olabilir.

Ancak kansızlığın en büyük nedenleri arasında yer alan en önemli etken yanlış ve düzensiz beslenme, yani kısaca beslenme bozukluklarıdır. Yine bunun yanı sıra aşırı fazla adet kanamaları, basur kanamaları da kansızlığa neden olan etmenler arasında yer alır.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Karaciğer Hastalıkları ve Belirtileri

Bir önceki yazımızda da bahsettiğimiz üzere, vücudumuzun adeta kontrol merkezi, ayar noktası olan ve yaşamsal birçok fonksiyonda büyük rol oynayan, vücut içerisinde ki sistemlerin düzgün çalışmasına deste olan karaciğerlerimiz ile ilgili bir çok hastalık bir çok rahatsızlık çeşidi mevcut ne yazık ki.

Karaciğer şişmesi, karaciğer yağlanması, karaciğer sirozu, karaciğer yetersizliği , ve daha bir çok sayabileceğimiz benzer hastalıklar.

Peki, bu hastalıkların ortak özellikleri var mıdır? Varsa nelerdir? Karaciğerleri ile ilgili sorun yaşayanların ortak şikâyetleri nelerdir?

Elbette karaciğer ile ilgili sorun yaşayan karaciğer hastalarının sorunları da, şikayetleri de benzerlik gösterebilir hatta ve hatta çoğu kez aynı şikayetler mevcut olabilir.

İşte karaciğer hastalarının ortak şikayetleri ve karaciğer ile ilgili hastalıkların belirtileri şu şekildedir;

·         Gaz şikâyeti ( özellikle de bağırsaklarda biriken gaz ),

·         Sağ boşluk olarak adlandırılan bölgede hissedilen şiddetli ya da ara ara giren hafif sancılar,

·         Mide şişliği,

·         Gaz çıkarmada gelen pis koku,

·         Yüzde meydana gelen lekeler,

·         Ellerde meydana gelen lekeler,

·         Dilde paslanma olarak adlandırılan durum ( özellikle de sabahları aç karnına ) ,

·         Nefes kokması
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Güneşin Işınların Zararlı Etkilerinden Kendinizi Koruyun

Güneş ışınları sadece insanlara değil tabiattaki bütün canlılara fayda sağlayan ve hayatî değere sahip önemli doğal kaynaklarımızdandır.

Güneş ışınlarından doğal yollarla elde edebileceğimiz D vitamini özellikle çocukların kemik gelişimi için büyük rol oynar. Bununla birlikte son elli yıl içersinde ozon tabakasının tahrip olmasına bağlı olarak güneş ışınları süzülerek değil de direkt olarak bizlere ulaşabilmektedir.

Uzun süre boyunca güneş ışınlarına maruz kalan insanlarda kalp-tansiyon rahatsızlıkları, gözde katarakt oluşumu, cilde renk veren pigmentlerin azalmasına bağlı olarak oluşan vitiligo ve cilt kanserine kadar varabilen hastalıklar kendini gösterebilir.

Güneşten Işınlarından Korunma Yolları;

1) Saatlerce Güneşlenmeyin

Güneş ışığının yeryüzüne dik açıyla geldiği öğle saatlerinde güneşlenmemeye çalışın. Çünkü bu saatlerde gelen güneş ışınları zararlıdır ve ciltte lekelerin oluşmasına yol açarlar.

2) Dışarı Çıktığınızda Şapka Kullanın:

Şapka satın alırken aldığınız şapkanın çevresinin geniş olmasına dikkat edin. Böylece sayalnızca kafanızı değil aynı zamanfa yüzünüzü de korumuş olursunuz.

3) Güneş Gözlüğü Kullanın:

Gözde katarakt oluşumunun önüne geçmek için dışarı çıkarken muhakkak güneş gözlüğü kullanın.
Kaynak.7gunsaglik
X