İshal Neden Oluşur, Nasıl Tedavi Edilir?

Ishal, dışkının daha sıvı ve yumuşak hale gelmesi ve sık tuvalete gitmek zorunda kalma durumudur. Bununla birlikte dışkı kanlı, sümüklü ya da yağlı bir şekil alabilmektedir.

Belirtileri
Günde 3 kereden fazla idrara çıkma, bulantı ve kusma, dışkının sıvı bir hal alması ishalin en sık görülen belirtileri arasındadır. Ishalle birlikte vücut önemli miktarda mineral ve su kaybetmektedir. Yaz aylarında daha sık görülür.
Tüm bunlarla birlikte İshal, çocuk ölümlerinin önemli nedenlerinden bir tanesidir.

Nedenleri
Ishalin en önemli nedenleri arasında virüs, bakteri ve parazitlerin neden olduğu enfeksiyonlar gelmektedir. Bununla birlikte bozuk yiyecek tüketimi, üşütme, kolera, bağırsak hastalıkları, tifo, dizanteri, alkol tüketimi, karaciğer, akciğer ve kalp hastalıkları da ishale neden olabilmektedir.

Tedavisi
Tedavide alınacak en önemli husus vücudun kaybettiği sıvının geri alınmasını sağlamaktır. Bundan dolayı ishal olan kişinin fazla sıvı tüketmesi sağlanmalıdır. Ishal olan bebekler daha sık emzirilmeli, kaybolan sıvı ve mineral kayıplarının geri alınması sağlanmalıdır.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Kolit (Kalın Bağırsak İltihabı) Nedir?

Kolit, kalın bağırsağın iltihaplanması sonucu meydana gelen bir sindirim sistemi rahatsızlığıdır.

Belirtileri
Belirtiler yavaş yavaş da gelişebilmekte, aniden de ortaya çıkabilmektedir. Kolit şikayeti olan hastada karın ağrısı, yüksek ateş ve ishal gözlenmektedir. Bununla birlikte kansızlık, halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı da gözlenen diğer bulgular arasındadır.

Nedenleri:
Nedeni günümüzde kesin olarak bilinmemekle birlikte virüs, bakteri ya da bağışıklık sistemindeki zayıflıktan kaynaklanıyor olabileceği ileri sürülmektedir. Bulaşıcı bir hastalık değildir.

Tedavisi
Hasta ilk olarak doktora başvurmalıdır. Doktorun uygulanacak tedavi ile birlikte sağlıklı ve dengeli beslenmek ve istirahat etmek de gerekmektedir. Hafta sigara ve alkol kullanımına terk etmelidir. Bazı hastalar süt ve türevleri tüketiminin şikayetleri artırdığını ileri sürmektedir. Bu nedenle şikayetleri artıran besinlerden uzak durmakta fayda vardır. Tüm bunların dışında tedavide cerrahi müdahale ilaç tedavisi de gerekli olabilmektedir. Uygulanan tedavinin temel amacı iltihabı kontrol altına almak hastalıktan kaynaklı şikayetleri azaltmaktır.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Astım Hakkında Merak Edilen Herşey

Astım, çeşitli nedenlerden dolayı, solunum yollarını oluşturan bronşların daralması, yapışkan sıvıların hava yolunu tıkaması, bronş zarında şişme meydana gelmesi ya da aşırı duyarlılık neticesinde oluşan ve solunum güçlüğü ile kendini gösteren bir solunum yolu hastalığıdır.

Nedenleri
Astım hastalığının kesin nedenleri tam anlamıyla bilinememekle birlikte, genetik faktörlerin hastalığın oluşumunda önemli rol oynadığı ileri sürülmektedir. Bulaşıcı bir hastalık olmayıp her yaşta astıma yakalanılabilir. Çocukluk yaşlarında astıma yakalananların iyileşme oranı yetişkinlikte yakalananlara oranla çok daha yüksektir.

Belirtileri
Gözlenen genel belirtiler arasında nefes darlığı, öksürük ve kimi zaman oluşan hırıltılı nefes alıp vermeler gözlenmektedir. Belirtilerin ani bir şekilde meydana gelmesi durumu astım krizi ya da astım atağı olarak adlandırılır. Böyle bir durumda hastalarda ağır bir nefes darlığı meydana gelir. Kirli ve soğuk hava, sigara dumanı, ev akarları, hayvan tüyleri gibi alerjen etkisi olan maddeler astım şikayetlerinin artmasına neden olmakta ve astım ataklarını tetiklemektedir.

Tedavisi
Tedavi sürecinde astım ataklarını durdurmak üretilmiş rahatlatıcı ilaçlar ve bu atakları önlemek ve akciğerleri korumak için üretilmiş koruyucu ilaçlar kullanılmaktadır. Korunmada ilaçların yeterli olmaması halinde aşı tedavisi de uygulanan bir yöntemdir.
Hasta doktorunun önerilerine harfiyen uymalı, kontrolleri aksatılmamalıdır.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Tuzun Kalbe Zararları, Günlük Tuz Tüketimi

İngiltere’de yapılan bir araştırmada, gıda üreticilerinin kullandıkları tuzu azaltmaları halinde kalp hastalıklarının beşte bir oranında azalacağı ortaya çıktı.

Uzmanlar “Günde 6 gramdan fazla tuz tüketmeyin” diyor.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Kornea Aşınmasına Karşı İlk Müdahale

En sık rastlanan kornea rahatsızlığı, gözün saydam ve koruyucu tabakasında meydana gelen aşınmadır. Toz, kir, kum, kıymık ve metal parçaları gözün bu hassas bölgesinde aşınmaya neden olabilir. Genellikle aşınma yüzeysedir; fakat dikkatli olunmadığı taktirde kornea ülseri gibi ciddi sorunlara neden olabilir.

Kornea aşınması bazı durumlarda aşırı ağrılı olabilir. Eğer korneanızda aşınma söz konusuysa gözünüzde bir madde olduğu hissine kapılabilirsiniz. Göz yaşı, bulanış görüş, aşırı hassaslık ve gözde kızarıklık kornea aşınmasının belirtileri arasında yer alabilir.

Kornea aşınması durumunda aşağıdaki ilk yardım adımlarını takip ediniz.

1-Gözünüzü bol su ile yıkayın.

2-Gözünüzü birçok kez kırpın ve toz, kir gibi maddeleri gözünüzden dışarı atmaya çalışın.

3-Göz kapağınızı kaldırarak yabancı maddelerin dışarı çıkmasını sağlayın.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Sıcak Çarpması Belirtileri ve Tedavisi

Sıcak çarpması ve ısı yaralanmaları ciddi hastalıklardandır ve bazen ölüm sebebidir.

Güneş çarpmasında ambulansı çağırmak ve sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir. Beyin ve diğer iç organlara zarar verir, ölüme neden olabilir. Özellikle 50 yaş üstü insanları çok etkiler. Sağlıklı genç sporcularda da etkisi fazladır. Isı krampları, bayılma, ısı bitkinliği belirtileri gösterir. Genelde vücudun sıcaklık kontrol sisteminin gelişmesine neden olmaktadır yüksek sıcaklıklara uzun süre maruz kalanlarda inme de görülebilir. Susuz kalınır ve bol su içilmesi gerekir. Merkezi sinir sistemi hasar görür. Diğer yaygın belirtiler bulantı, nöbet, konfüzyon, oryantasyon bozukluğu ve bazen bilinç veya koma kaybıdır.
Diğer belirtiler arasında şunlar olabilir:
Zonklamalı baş ağrısı
Baş dönmesi ve sersemlik
Sıcağa rağmen terleme eksikliği
Kırmızı, sıcak ve kuru cilt
Kas güçsüzlüğü veya kramplar
Bulantı ve kusma
Güçlü veya zayıf ya da hızlı kalp atışı
Hızlı, sığ nefes
Davranış değişiklikleri, oryantasyon bozukluğu, ya da şaşırma hali
Nöbetler
Bilinçsizlik.

İlk yardımda kişi serin gölgeli bir yere alınır. Fazla giysileri çıkarılır. Vücut soğutulur. Direkt ıslatma veya buz paketleri uygulanabilir. Küvette yatırılabilir. Ağır hareketten kaçınmalı ve soğuk yerde durulmalıdır. Açık havada durulmamalı, açık renkler giyilmeli, güneş kremleri kullanılmalı ve sıvısız kalınmamalıdır.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

İlk Yardım Araçları Hakkında Bilgiler

İlk yardım kiti evde, iş yerinde, okulda, markette, arabada hemen her yerde bulunması gereken özel bir set. Hayati önemi var.

Temel ve kapsamlı olabilir. Profesyonel tıbbi yardım size ulaşana dek temel ilk yardım ihtiyaçlarınızı karşılamalı. Genelde küçük travmatik yaralanmalar, yanık, kesik, sıyrık, sokma, parçalanma, burkulmaları tedavi amaçlıdır. Seyahatlerinizde eczane bulamayabilirsiniz, ilk yardım çantanızı yanınızda bulundurun. Kişisel tıbbi ürünler, viral solunum yolu enfeksiyonları belirtilerini hafifletici araç ve gereçler bulunmalıdır.

Genel olarak, ateş, burun tıkanıklığı, öksürük ve boğaz ağrısı tedavi gereçleri ve ilaçları olmalıdır. Sindirim ve cilt sorunları, genel ağrılar, ateş düşürücü ve kesikler için malzemeler bulunmalıdır. Suya dayanıklı sağlam bir kapta yer almalılardır. Küçük naylon poşetlere malzemeleri tek tek ayırıp çantaya yerleştirin. Yılda 2 kez kiti kontrol edin, eski gereçleri yenileriyle değiştirin. Bavul, sırt veya el çantanızda mini boyları da bulunsun.

Genel olarak ev ve tatil ilk yardım çantanızda şunlar bulundurulmalıdır:
Yapıştırıcı,  Yara bandı,
Anestezik sprey ve kaşıntı ile böcek sokması için krem veya losyon,
Steril gazlı bez,  Atel ve bandaj,  Antihistaminik ilaçlar,  Eldiven,  Antibiyotik krem,
Cep maskesi,  Fırın torbası,  Çengelli iğne ve makas,  Üçgen bandaj,
Cımbız,  Aspirin,  İlk yardım kitabı,  Böcek kovucu,  El feneri,  Güneş kremi,
Termometre. Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Allerjik Rinit Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

Belirli bir nedeni olmayan bu alerji türünde bazı belli başlı belirtiler söz konusudur. Burun akıntıları, burun hassasiyeti, hapşırma ve burun tıkanıklığı. Genellikle yetişkinlerde görülür. Bağışıklık sistemini engellemez.

Bazı komplikasyonlarla ilişkili olabilir bunlar:
Doku iltihabı, sinüzit veya sinüslerde şişlik,
Östaki borusu fonksiyon bozukluğu,
Orta kulak iltihabı olarak bilinen kronik kulak iltihabı,
Koku alma kaybı,
Astım ve
Uyku apnesidir.

Uyku hali ve burun kanaması gibi yan etkileri de vardır. Kan ve alerji testleriyle doğrulanır. Çevredeki maddeler alerjiyi tetikleyebilir. Alerjik rinit tetikleyicileri şunlardır:
Araç egzozu
Klor
Sigara dumanı
Temizleme solüsyonları
Tutkal ve yapıştırıcılar
Saç spreyi
Lateks
Çamaşır deterjanları
Metal tuzları
Parfüm
Dumanlı sis
Ahşap tozu.

Şu ilaçlar da tehlikelidir:
Aspirin,
Doğum kontrol hapları,
Tansiyon ilaçları,
Antidepresanlar,
Sakinleştiriciler ve
Cinsel sorun ilaçları.

Reçeteli ilaçlar ve alerji etkenlerinden kaçınmak tedavilerdendir. Sigara içmeyin ve içilen ortamda bulunmayın. Odun sobası ve şömineden kaçının. Parfüm, ev spreyi, kokulu ürünlerden kaçının. Kimyasal maddelerden ve bazı ilaçlardan kaçının.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Soğuk Algınlığı ve Gribe Doğal Çareler

Doğal grip ve soğuk algınlığı çözümleri. Hangi yöntemle bu kışı rahat atlatırız?

Ekinezya. Enfeksiyonlarla mücadelede çok kuvvetlidir. Bağışıklık sistemini güçlendirir, bir veya iki günde en azından belirtileri hafifletir. Bir haftadır hastaysanız ekinezya kullanın.
Çinko. Soğuk algınlığında virüslere karşı savaşır, bu mineral virüslerin çoğalmasını engeller. İlk 24 saat içinde grip belirtilerini azaltabilir, burun ürünlerinde kullanılabilir.
C vitamini. Soğukla mücadelede baş kahramandır. Belirtilerin etkilerini bir iki güne azaltır. Stres ve aşırı soğuğa maruz kalanları korur %50 grip oranını azaltır. Yüksek dozda alınırsa mide rahatsızlığı veya ishal yaşanabilir.

Tavuk çorbası. Soğuk algınlığı belirtilerini sıcak bir çorba azaltabilir. Buhar solumak bile burun yollarını açacaktır. Susuzluğu giderir iltihaplanmayı onarır.
Sarımsak. Mikroplarla savaşma yeteneği ünlü bir besindir. Sarımsak takviyesi ile grip önlenebilir. Besleyicidir, burun tıkanıklığına iyi gelir.
Burun damlanızı evde hazırlayın. Burun içine tuzlu ılık su püskürtün. Tuz, sıcağa yakın ılık su ve karbonatı bir şişede karıştırıp burundan içeri püskürtün. Günde 2-3 kez tekrarlayın.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Ağrı, Ağrılar, Kas Eklem Ağrıları

Ağrılar : Ağrılar aslında bir nimet olup vücudumuzda ortaya çıkan rahatsızlıkları haber veren alarm sistemleridir. Sağlığımız yerinde iken, iç organlarımızın çalıştığını fark edemeyiz. Beş duyumuzdan ve iç organlarımızdan beyne bilgi götüren; beyinden gerekli emirleri getiren sinir telleri vücudumuzun mükemmel bir şekilde çalışmasını ve böylece hayatımızı devam ettirmemizi sağlarlar.
Beynimize, vücudumuzun çeşitli yerlerinden bilgi götüren sinir tellerinden bir kısmı, istihbaratçı gibi çalışarak işlerin yolunda gidip gitmediğini haber verirler. Bu istihbarat birimlerine feed back devreleri denmektedir. Feed back devrelerinden gelen istihbarat bilgilerine göre, gerektiğinde, beyinden organlara çalışma tempolarını normalde tutacak yeni emirler gönderilir.

Mesela, vücut ısımız normalde 36,50 olması gerekirken dış tesirler sebebiyle yükselince feed back devreleri derhal beyne haber verirler. Beyin aldığı bilgileri değerlendirerek, vücut ısısını normale indirmek için ter bezlerini faaliyete geçirir.

Yine hücrelerdeki besin miktarının düştüğünü farz edelim. Bu durumda kandaki şeker oranı da düşecektir. Feed back devreleri vasıtasıyla kandaki şeker oranının düştüğünü haber alan beynimiz, adrenalin salgı bezlerini faaliyete geçirir. Depo halindeki yedek şeker kana verilerek, kan şekeri seviyesi normale çıkarılır.

Hastalık sırasında, beyin düzeltemeyeceği bir durumla karşılaşınca, hastalık mikroplarının veya başka sebeplerin zarar vermeye başladığı bölgeye ağrı mesajları göndererek bizi uyarır. Biz de ağrımızı dindirmek ve dolayısıyla hastalığımıza çare aramak için doktora koşarız.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Akciğer Kanseri ve Belirtileri

Akciğer kanseri normal akciğer hücrelerinin normal dışı çoğalarak akciğer içinde tümör oluşturması durumudur. İspatlanmış en büyük risk faktörü sigaradır, uzun süre sigara içen sigara içenlerin yaklaşık 1/7’sinde akciğer kanseri gelişir.

Kimler Risk Altındadır?
-Sigara kullananlar
-Pasif içiciler
-Ailede akciğer kanseri öyküsü olanlar
-Hava kirliliği
-Kronik bronşit, önceden geçirilmiş tüberküloz ve bazı akciğer hastalıkları bulunanlar
Belirtileri:
-Uzun süre devam eden sıklığı ve şekli değişen öksürük
-Kanlı balgam
-Nefes darlığı
-Ses kısıklığı
-Hırıltılı solunum
-Kilo kaybı, iştahsızlık ve halsizlik
-Yutma güçlüğü
-Sebebi açıklanamayan ateş
-Tekrarlayan bronşit ve akciğer rahatsızlıkları
-Yüzde ve boyunda şişlik
Tedavi:
Hastalık çok erken yani başlama evresinde teşhis edilmiş ise en uygun tedavi cerrahi tedavidir. Yaşama şansları yüksektir. Ancak genel olarak doktora başvurulan akciğer kanserli olguların %80-85’i ameliyat ve tedavi olma şansını yitirmiş durumdadır. Bunun dışında kanser hücrelerini öldürmek ve büyüyüp çoğalmalarını engellemek amacıyla hastalık sürecinde radyoterapi kemoterapi uygulamaları ile tedavi sürecine gidilir
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Erkeklerde Meme Kanseri Nasıl Oluşur? Belirtileri

Meme kanseri, hepimizin zihninde bir kadın hastalığı olarak yer edinmiştir. Ancak araştırmalar gösteriyor ki yıl içerisinde konulan meme kanseri tanısının %1 ini erkekler oluşturmaktadır. Bu da ortalama olarak her yıl yaklaşık 300 erkeğe meme kanseri tanısının konduğunu göstermektedir.


Erkeklerin meme dokusu kadınlarınkinden farklılık göstermektedir. Kadınlara oranla meme uçlarının altında daha az miktarda doku bulunmaktadır. Çok nadir bile olsa bu dokular da kanser görülme ihtimali vardır. Yaş ilerledikçe erkeklerde meme kanseri riski artmaktadır. Bu durumu birçok erkek fark edemediğinden tanı koymak kadınlara oranla daha zordur. Bu nedenle tanı koymada gecikme yaşanır ve tedavi zorlaşır.

Belirtileri:
Erkeklerde görülen meme kanseri belirtileri kadınlarda görülen belirtilerle benzerlik göstermektedir:
-Meme dokusunda kitle hissedilmesi
-Memenin üzerindeki deride ve boyutunda değişmeler
-Meme ucunda egzama ve akıntı.

Tedavi sürecinde nasıl bir yol izleneceği hastalığın ilerilemişliğine göre değişmektedir. Erkeklerde meme dokusu az olduğundan sadece kitlenin alınması mümkün olmayabilir. Bu nedenle tümleme birlikte alınır. Kanserin lenfler yolu ile vücuda yayılması mümkün olabileceğinden meme alınırken etrafındaki lenfler ile birlikte alınır.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Televizyon İzlemenin Sağlık Açısından Etkileri Nelerdir?

Gündelik hayatımızın yegâne parçası haline gelmiş bulunan televizyon, gördüğü rağbet nedeniyle teknolojik bazda her geçen gün gelişmekte ve modernleşmektedir.

Evimizin baş köşesinde yerini alan ve büyükten küçüğe herkesi kendine kilitleyen bu aygıt acaba göründüğü kadar masum mu?

Kesinlikle hayır!

Kâh biyolojik kâh psikolojik manada hem çocuklarımızın hem de erişkinlerin sağlığını ciddi düzeyde tehlikeye sokan televizyon zararları yönünden incelendiğinde uzmanların en güncel konuları arasında. Bir türlü karşısından ayrılamadığımız, vazgeçemediğimiz televizyonu ne gibi zararları var gelin birlikte görelim:

Gece gündüz denecek şekilde abartılı bir biçimde televizyon izlemek bireyin göz sağlığını ciddi anlamda bozar ve ileri vadede büyük görme problemlerine neden olur. Özellikle çocuklarda hafıza gerilemesine ve dikkat dağınıklığına sebebiyet verir. Bu nedenle de bu çocukların okul başarılarında ciddi bir düşüş gözlenir. Çok uzun süre televizyon karşısında oturmak bireyde duruş bozukluklarına ve buna bağlı olarak gelişen sakatlıklara neden olabilmektedir. Bireyde psikolojik sorunlara neden olabilmekte, uyku problemleri yaşatabilmektedir. Bireyde ciddi bağımlılık oluşturduğundan sosyalleşme problemlerine ve iletişim bozuklukları neden olmaktadır. Bireyi uzun süre hareketsiz bıraktığından obeziteye, bununla birlikte erken yaşta ergenliğe girmeye neden olabilmektedir. Televizyon bireylerde kişilik bozukluklarına neden olmakta, mutluluğu engellemekte, agresif stresli ve sinirli bir kişilik yapısına neden olabilmektedir.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

İş Yerine Uygun Atıştırmalıklar

Çalışırken arada acıktığınızda sağlıklı ve kalorisi düşük atıştırmalıklar tüketebilirsiniz.

Öğle yemeğinden sonra akşama doğru ikindi gibi snack denilen bir minik menü oluşturun. Şekersiz sakızlı çörek veya ufak bir kurabiye taze ise uygundur. Protein ve lif açısından besin değeri yüksek olan ama sağlıksız madde içermeyen hazır olmayan pastane ürünleri az miktarda tüketilebilir. Çok uzun saatler çalışıldığında beynin bu ürünlere ihtiyacı olur.

Az yağlı ve tuzsuz patlamış mısır da bir avuç kadar tüketilebilir. 100 gramlık mini paketleri çantanızda bulundurun. Kalsiyum ve protein değeri yüksek yağsız yoğurtlardan minik paketler halinde yanınızda ya da ofiste bulundurun. Katı pişmiş yumurta da çok iyi bir seçimdir. Dilimleyin baharatlayın sarıp çantaya atın. Elma dilimlerine fıstık ezmesi sürün bu da sizi doyurur. Bitter çikolatalı bar şeklindeki donmuş bisküviler de az kalorilidir.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Sağlıklı Diyet Nasıl Olmalı?

Günümüzde obezite hastalığının sıklığının da artması ile birlikte insanlarımız kendilerine zayıflama programları çizmekte ya da önlem almak içim çaba göstermektedirler.

Bununla birlikte insanların bu zaafını bilen çıkarcı kesim bir çok diyet programı çizelgesi sunmakta, kısa zamanda zayıflamak gibi cazip tekliflerle halkın gözünü boyamaktadırlar. Ancak burada insanlarımızın bilinç düzeyi çok önemli ve kritik bir rol oynuyor. Çünkü kısa zaman içerisinde kilo verme vaadinde bulunan her diyet programı sağlığımızla büyük oyun oynuyor, tehlike saçıyor.

Peki bir diyet programı uygularken nelere dikkat edilmeli? Gelin birlikte inceleyelim:

-Öncelikle işe kendinize bir hedef kilo belirlekle başlayın.
-Kısa zamanda çok kilo vermek gibi bir arzu içeresinde olmayın. Bu hem verdiğiniz kiloları çok hızlı bir şekilde almanıza neden olacak hem de sağlığınızda ciddi yıkımlara yol açacaktır. Bu anlamda bir haftada vermeniz gereken kilo 1-1.5 kg civarında olmalıdır.
-Tek besin tüketmenizi öneren diyet programlarına kesinlikle iltimas etmeyin.
-Kesinlikle öğün atlamayın. Azar azar, sık sık yeyin.
-Beyaz gıdalardan (un, tuz, şeker) yağlı yiyeceklerden uzak durun.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Basen ve Kalça Eritme Egzersizleri

Birçok kadının ortak derdi olan basen ve kalça yağları ciddi bir sorun teşkil etmektedir. Biz de bunun bilincinde olarak sizler için birkaç egzersiz tavsiyesinde bulunmaya karar verin:

1) yan pozisyonda yere uzanın, üst tarafta kalan bacağınızı yukarı kaldırıp indirin.
2)Emekleme pozisyonu alarak ellerinizin ve ayaklarınızın üzerinde o şekilde durun. Bacağınızın biri sabit bir şekilde dururken diğerini yukarı aşağı doğru hareket ettirin.
3)Tekrar emekleme pozisyonu alın bir bacağınızı dik bir şekilde arkaya doğru uzatın ve yukarı doğru kaldırın.
4)Dik bir şekilde durun ve daha sonra dizleriniz 90 derece olana kadar çömelip kollarınızı öne doğru yere paralel olacak şekilde kaldırın.
5)Dik bir şekilde ayakta durun. Bir bacağınızı 90 derece bir açı olacak şekilde öne doğru bir adım atın. Daha sonra önde tuttuğunuz bacağınızdan destek alarak doğrulun ve son olarak tekrar ayakta durduğunuz başlangıç pozisyonuna geri dönün.
6)Step, bilindik ve kolay bir egzersiz şeklidir. Kekte önce bir ayağınız daha sonra da diğer ayağınız step tahtasına ya da üzerinde durabilecek deniz bir yüksekliğe çıkıp inin. Bu hareketi yaptığınız sürece elinize bir ağırlık da alabilirsiniz.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Göğüs Ucu Konfüzyonu Nedir, Bebeği Nasıl Etkiler?

Bebekler emzirme döneminde daha çok süt istediğinde annede de bu sorun varsa zor durumda kalacaksınızdır.

Meme ucu konfüzyonunda meme ucu kapanır şişer büyür vesaire bebeğin emmesi engellenir. Bu durumda göğüslerden süt sağmak ve iyi bir şekilde muhafaza etmek önemlidir. Memeden ememeyen bebekler onlar için özel üretilmiş bu emzikli biberonlardan yine anne sütünü alabilir. Acıktığında ağzını ilk açtığında hemen onu uygun konuma getirin ve besleyin.

Yüzünün 40 kasını kullanmaya ihtiyacı vardır, süt emmeye programlı gibidir. Meme ucu sorunlarında bu şekilde rahatça sütünü içebilir. Sert ya da rahatsız gelirse zaten o size tepki verecektir. Süt sağmada da sorun yaşarsanız en yakın uzmana danışın ve fikir alın. Sütünüz çok geldiği zaman bolca depolayın. Fazla miktarda süt alırsa 24 saat içinde daha az beslemeye özen gösterin ve bu düzeni devam ettirin.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Kolik Bebek Ağlaması Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Bebeğin, doğumundan sonra ilk 3 ayki zaman dilimi boyunca, ortada herhangi bir sağlık problemi ya da sorun yokken ortaya çıkan nedensiz ağlamaları, kolik bebek ağlaması olarak ifade edilir.

Ortalama olarak her 10 bebekten 3 ‘ün de görülen bir durumdur. Kolik bebek ağlaması, genel itibariyle doğumdan sonra ikinci hafta başlamakta ve altıncı haftadan sonra ise giderek şiddetlenmektedir. Kolik ağlamalara sahip olan bebek anneleri, böyle bir durum karşısında olabildiğince telaşlanmakta, ne yapacaklarını bilememektedirler. Ancak bilinmelidir ki bu tip ağlamalar, bebeğin gelişimi açısından hiçbir sorun teşkil etmemektedir. Hiçbir zararı olmayan, tamamen geçici bir durumdur.

Kolik Ağlamanın Belirtileri Nelerdir?
Bebek, oldukça rahat ve sakin iken ve ortada hiçbir neden yokken yüksek bir ses ile ağlamaya başlamaktadır. Ağlama esnasında bebek, bacaklarını karnına doğru çekmekte, ellerinin yumruk haline getirmekte ve yüzü de morumsu bir hal akmaktadır. Tüm bunlarla birlikte kolik olan bebekler gaz sancısı da çekmektedirler. Bundan dolayı ağlamaları da gazlarının çıkarılmasına kadar devam etmektedirler.
Kolik bebekler, daha önce de belirttiğimiz gibi hiçbir şekilde büyüme ve gelişim sorunu yaşamaz, ayrıca bu durum onlarda hiçbir sağlık problemine de neden olmaz. Bundan dolayı ebeveynlerin paniğe kapılmalarına hiç gerek yoktur.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Bahar Ayları Virüs Tehlikesi Saçıyor

Çocukları bu aylarda dış etkenlerden çok iyi korumak gerekiyor.

Bu değişimle virüs, parazit ve bakteriler de artıyor. Bu durum özellikle çocuklarda alerjik ve viral hastalıkların başlayıp giderek artacağına işaret ediyor. Peki çocukları bu hastalıklardan nasıl koruruz? Hisar Intercontinental Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Birol Saral, çocukların mevsime uygun ve terletmeyen giysiler giymesi gerektiğini belirterek, “Sıvı tüketimleri arttırılmalı ve enfeksiyon şüphesi varsa sık sık ellerinin yıkanması gerekmektedir. Çocuklar C vitaminini de sık tüketmelidirler” dedi.

Hisar Intercontinental Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Birol Saral, yazın habercisi olan baharın, çocuklarda bazı hastalıkların özellikle alerjik ve viral hastalıkların başlayıp giderek artacağının işareti olduğunu söyledi. Havaların ısınmasıyla birlikte çevre koşullarındaki değişimin bazı virüs, parazit ve bakterilerin ortamda çoğalmasına neden olduğunu ve enfeksiyonların yaygınlaştığına dikkat çeken Dr. Saral, “Yine bahar mevsiminde ortamda artan polenler ve hayvan atıkları nedeniyle alerjik hastalıklarda da artış olur. Burada önemli bir noktada çocukların mevsime uygun giyinmeleri, terletmeyen giysiler seçilmesi, sıvı tüketiminin artırılması, enfeksiyon şüphesi varsa ellerin sık sık yıkanması ve C vitamininin de sık tüketilmesidir. Özellikle polen ve ev tozlarında korunmalı, evler sık sık havalandırılmalı, peluş tarzı giysi ve oyuncaklardan kaçınılmalı” dedi.

Uygun tedavi yapılmazsa başarı düşer

Dr. Saral, bahar döneminde en sık görülen hastalıkların, kabakulak, boğmaca, kızamık, kızamıkçık, suçiçeği, 5 ve 6. hastalıklar, rino ve adenovirüs gibi üst solunum enfeksiyonları olduğunu, nöro ve rotavirüs gibi ishal ve kusmayla sonuçlanan mide-barsak sorunlarının da ortaya çıkabileceğini ifade ederek, şunları söyledi:

“Mevsimsel alerjik rinit, astım, göz nezlesi olarak bilinen alerjik konjonktivit gibi alerjik hastalıklar da bu mevsimde artar. Uzun süren öksürük nöbetleri, gece öksürüğünün olması, nefes alıp vermede zorluk, arkadaşlarıyla oynarken çabuk yorulma, hırıltılı, hışıltılı nefes alıp verme de alerjik astımın habercisi olabilir ve bu mevsimde polenlerin de artmasıyla bu dönemde ortaya çıkabilir. Yine bu dönemde gördüğümüz, burundan şeffaf akıntı, burunda tıkanıklık, çocuğun burnunu devamlı kaşıması (alerjik selam), hapşırma, gözlerde yaşarma alerjik rinit (saman nezlesi)’tir. İyice tetkik edilip uygun tedaviye başlanmalıdır. Uygun tedavisi yapılmazsa çocuğun gece uyku kalitesi bozulur, yeterince dinlenemez, okul başarısı düşer, huysuz bir çocuk olur.”

Bahar yorgunluğu çocuklarda da görülebilir

Dr. Saral, genelde bahar geldiğinde erişkinlerin en çok şikayet ettiği konulardan birisinin bahar yorgunluğu olduğunu hatırlatarak, “Aynı sorun çocuklarda da olabilir. Bu da bize isteksizlik, iştahsızlık, okul başarısında düşme, uyku miktarında artma olarak döner” dedi.

Polenden korunun

Dr. Saral,  bahar mevsiminde polen alerjisinden korunmak için çeşitli önlemler alınması gerektiğini de anımsatarak, “Özellikle sabah saatleri polenlerin sayısı havada en fazladır. Bu saatlerde kapı ve pencereleri kapalı tutmak gerekir. Evi cam açarak havalandırmak yerine polen filtreli klimalar ya da polen filtreli hava temizleyiciler kullanılabilir. Çim biçme gibi aktivitelerden kaçınılmalı ve eğer bu iş yapılacaksa maske takılmalıdır. Dışarıdan eve gelindiğinde el, yüz yıkanmalı, kıyafetler değiştirilmelidir. Kıyafetleri açık havada kurutmaktan kaçınılmalıdır” diye konuştu.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Febril Konvülsiyon (Ateşli Havale) ve Görüldüğü

Daha ziyade 5 ay ila 6 yaş arasında gülen ateşli havale, ateşin ani bir şekilde yükselmesi ile birlikte çocuklarda bilinç kaybı, istem dışı kasılma ve katılaşma gibi belirtilerle kendini gösteren bir hastalıktır. Görülme sıklığı yaklaşık olarak %4-5 oranındadır.

Kalıtımsal faktörler bu durumda söz konusu olabilmektedir. %25 oranında genetik faktörlerin etkisinin olduğu ifade edilmektedir. Ateşli havalenin en sık görüldüğü hastalıkları şu şekilde sıralayabiliriz:
-Kulak iltihabı
-Altıncı hastalık
-Kızamık
-Üst solunum yolu enfeksiyonları
-Gastreonteritler

Ateşin 39 C nin üzerine çıkması durumunda nöbet görülmektedir. Bu nöbet yaklaşık olarak 15 dakika kadar sürebilmektedir. Eğer basit bir nöbet ise hiçbir iz bırakmaz, tedavi gerektirmez. Bununla birlikte komplike olanlar izlenebilmelidir ve tedavi gerektirmektedir.
Eğer;
-Aile hikayesi de böyle bir durum var ise
-Nöbet normalden çok fazla sürüyor ise
-Çocuk 1 yaşının altında ya da 5 yaşının üzerinde ise
-Sık sık gözleniyor ise muhakkak bir gözlem ve tedavi gerektirmektedir.

Ateş 38 derecenin üzerine çıkmış ise çocuğun üzerindeki eşyalar çıkarılmalı, ılık bir duş aldırılmalıdır.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Diş Çıkarma Ürünleri ve Diş Çıkarma Yöntemleri

Her anne baba için bebeğinin ilk dişleri çok önemlidir. İlk diş çıkarma telaşı, diş çıkarırken artan ateş, bebeğin huysuzluğu diş çıkarmadaki başlıca zorluklardandır.
Ancak günümüzde artık her şeyin kolaylaştığı gibi diş çıkarma konusun da da yeni arayışlar içine giren üreticiler sağlık sektörü diş çıkarmaya yardımcı olacak bebeğinize destek olacak ürünler geliştirmişlerdir.
Siz de bu ürünlerden satın alarak bebeğinize yardımcı olabilir diş çıkarmasına destek olabilirsiniz. Bu ürünlere örnek verecek olursak başta diş kaşıyıcılar il sırada gelmektedirler.
Ancak bu malzemelerin de güvenilir yerlerden temin edilmesi güvenilir maddelerden olması bebeğinizin şimdiki ve ileriki zamanlar içerisindeki diş ve ağız sağlığı için büyük önem taşımaktadır.
Kauçuktan imal edilen bu ürünler bebeğinizin bu zor sıkıntılı günlerinde diş etlerinin kaşınma hissine çözüm olacak ve bunda dişlerini kaşıyarak diş çıkmasını kolaylaştıracaktır.
Diş kaşıyıcıların temizliği de çok önemlidir bu ürünlerin sık sık bulaşık makinasında sıcak su ile güzelce dezenfekte edilmesi ve mikropların ürememesi için çaba harcanmalıdır.
Bebeğinizin sağlığı bu ürünlerde saklıdır. O yüzden bu ürünlerin temizliğine büyük ölçüde önem vermek sizin de bebeğinizin de yararına olacaktır.
Diş Çıkarırken Tedavi Yöntemleri
Bebekler bu dönemlerinde yemek yeme konusunda da çok hassa olacaklar ve kanayan acıyan diş etleri yüzünden yemek bile yemeyeceklerdir.
Buz kompleksleri ile hafifçe ovmak bebeğinizi rahatlatacak ağrısını azaltacaktır.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Bebek odası hazırlarken dikkat edilmesi Gerekenler

Bebek odası hazırlığ yapmak yapılan hazırlıların içerisinde n özel olanıdır. Hayatımıza güzel bir giriş yapacak olan bebeğimizin zamanını geççireceği odanın gerçek anlamda onun sağlığını olumsuz yönde etkilemeyecek şekilde olmalıdır.

Çünkü bebekliğini ve çocukluğunuda geçireceği bu odada yeri gelecek eşyalarına tutunacak belkide ısıracak onlarla zaman harcayacaktır.

Bebek odası hazırlarken görsellikten önce kullanışa ve çocuk sağlığına önem verilmelidir. Bunun için dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır;

Ayaklandığında rahatça oynayabileceği, geniş ve ferah bir oda olmalı Oda mutlaka güneş alan cephede bulunmalı ve havalandırma penceresi bulunmalı. Odanın rengi cinsiyetine uygun bebeğin seveceği şekilde yapılmalı. bebek mobilyaları bebğinizin sağlığına uyumlu içerisinde kurşun ve toksit maddesi içermeyen mobilyalar olmalı. mobilyaların kenar ve köseleri sivri olmamalı. bebek yatağında bulunan  parmaklıklar sık  aralıklı ve dar yapıda olmalı. 1 yaşına kadar oda da halı kullanılmamalı. çünkü halılar havada uçuşan tüm  mikroorganizmaları çeker.zamanı geldiğinde de  küçük ve anti- allerjen bir halı tercih edilmelidir. bebek odasında bitki ve elektronok cihaz bulunmammalıdır. Bebeğin oyuncakları belli bir yaşa kadar pelüş ve tüylü oyuncaklar olmamalıdır. bebek odasının ısı oranı önemlidir. ideal oda ısısı 22 derece ila 24 derece arasında olmalıdır.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Kasık Fıtığı Ameliyatları ve Önemi

Üç adet küçük kesiden girilerek kamera ve özel laparoskopi aletleri kullanılarak, fıtığın özel yama ile onarıldığı yeni bir yöntemdir. Bu yöntemle kasık fıtıkları onarılabildiği gibi;göbekfıtıkları, ameliyat yeri fıtıklarıvekarın duvarının diğer fıtıkları da tedavi edilebilmektedir.

FITIK ONARIMINDA LAPAROSKOPİK YÖNTEMİN AVANTAJLARI:

Daha az ağrılı olması ve hastanın işine daha erken dönebilmesi

Deneyimli cerrahlarca yapıldığında çok daha az nüks(tekrarlama) oranı*

Çift taraflı kasık fıtıklarında üç adet küçük delikten her iki tarafın fıtıklarının da onarılabilmesi

Daha önce açık ameliyat yapılmış olanlarda daha iyi sonuç vermesi

Yara enfeksiyonu ihtimalinin daha az olması

Mükemmel estetik sonuç (çok az yara izinin kalması)

LAPAROSKOPİK KASIK FITIĞI (İNGUİNAL HERNİ) AMELİYATLARI:

Açık yöntemde olduğu gibi laparoskopik kasık fıtığı ameliyatlarında da açıklığı kapatmak için bir yama ( greft, meş) kullanılır. En sık tercih edilen yamalar polipropilen veya poliester maddelerinden yapılanlardır.

Açık yöntemde genellikle yama karın duvarının ön yarafına konulur. Laparoskopik yöntemde ise karın duvarının arkasına geçilerek, karın duvarı ile karın zarı (periton) arasına yama yerleştirilir.

Laparoskopik kasık fıtığı ameliyatları TEP ve TAPP olarak 2 yöntemle yapılabilir.

TAPP yönteminde karın içine girilir ve tüm karın karbondioksit gazı ile şişirilir, karın zarı açılarak yama yerleştirilir ve karın zarı kapatılır.

TEPyönteminde ise karın içine girilmez. Karın zarı ile karın duvarı arasına girilerek sadece bu bölge karbondioksit gazı ile şişirilir ve yama yerleştirilir.

Ameliyat sonrası gaz kaynaklı ağrının daha az olması ve karın içi organ yaralanması riskinin daha düşük olması nedeniyle TEP daha çok tercih edilmektedir.

TEP AMELİYATININ AŞAMALARI:

Göbeğin hemen altından 1,5-2cm bir kesi yapılır ve bu kesiden 12mm çapında, içinden kameranın geçeceği, trokar girilir.

Ameliyatın yapılacağı bölge karbondioksit gazı ile şişirilir ve hazırlanır

Fıtık kesesi tespit edilir ve serbestleştirilir

Yama (mesh, greft) rulo halinde bölgeye gönderilir

Yama açılır, yerleştirilir ve özel zımbalarla (Protac, Absorbatac) tespit edilir

Son kontroller yapılır ve verilen gaz boşaltılır

Kesilen yerler dikilir.

Genellikle hastalar laparoskopik fıtık ameliyatını takiben ertesi gün taburcu edilir. 2-3 gün içerisinde günlük işlerini yapar ve 5-7 gün içerisinde aktif iş yaşantısına döner hatta araba kullanır noktaya gelirler.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Behçet Hastalığı Nedir? – Türk Buluşları

Adını Türk hekim Hulusi Behçet’ten alan bu hastalık, vücudun farklı bölgelerinde iltihaplanma şeklinde ortaya çıkmaktadır. Hastalığın çıkış sebebi tam olarak saptanamamakla beraber tedavi ile tamamen ortadan kaldırmak için kesin bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır.

Ağızda beyaz renklerde görülen aftlar, Behçet hastalığının en sık görülen şeklidir. Uzun süre geçmek bilmeyen aftlar, , asitli besinler tüketildiğinde büyük acı duyulmasına sebep olmaktadır.

Ağzın dışında; baş, göz, damar, beyin, eklem ve genetik bölge olmak üzere vücudun çeşitli bölgelerinde oluşabilen bir hastalık türüdür. Behçet hastalığının belirtisi olarak oluşan bölgede ağrı, acı ve iltihaplı bir görüntüdür. Bulaşıcı bir hastalık değildir.

Behçet hastalığını yaşayan kişilere bakıldığında 20 ila 40 yaş arası yoğunluk göstermektedir. 300 kişiden birinde görülen bir hastalık türüdür.   Kadınlara oranla erkeklerde daha fazla yaşanmaktadır.

Behçet hastalının yaşanmasında belli başlı nedenler bulunmamaktadır. Bazı mikroorganizmalara bağlı olarak ve genetik olarak aileden de alınabildiği bilinmektedir.

Özellikle ağızda yaşanan aftlar, genetik olarak anne veya babadan alınmaktadır. 2 hafta boyunca devam eden aftlar, belli zaman aralıklarıyla tekrarlayarak, ağızda iz bırakmadan zamanla son bulmaktadır.

Behçet hastalığı, genital bölgede de sık sık görülür. Rahatsız edici ve hareket etmeyi engelleyicidir. İz bırakarak zamanla iyileşir.

Behçet hastalığının sık göründüğü diğer vücut bölgesi ise gözlerdir. Göz üzerinde oluşan iltihaplanma sulanma, kanama ve cidi durumlarda göz kayıplarına bile neden olabilmektedir.

Behçet hastalığının tedavisi yoktur fakat iltihabı önleyici ilaçları vardır. Tedavisi uzun süren bir hastalıktır. Kan testleri ve  göz muayenesi ile hastalığın durumu kontrol edilir..
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

İlkbahar Sizi de mi Vurdu?

Hangi tedbirlerle bahar yorgunluğundan korunabiliriz? Beslenme ve sporun katkıları nelerdir?

Bahar yorgunluğu ile başa çıkmanın en önemli yolu iyi ve dengeli beslenmeden geçiyor. Bol bol su içmek, sebze ve meyve tüketimini artırmak, akşam öğünlerinde az yağlı, hafif beslenmek, kahve, çay, kola, kakao gibi kafeinli içeceklerden uzak durmak enerjinizi yerine getirecek.


Az ama sık yiyin
•         Beyin performansı için en önemli öğün olan kahvaltıyı kesinlikle atlamayın. Az az, sık sık yemek yemeği tercih edin.
•         Sigara tüketiyorsanız C vitamini alımınızı içmeyen birine göre 2 kat daha fazla olacak şekilde ayarlayın.
•         Beyaz rafine edilmiş besinler yerine tam buğday, çavdar, kepek gibi rafine edilmemiş tahılları tercih edebilirsiniz.
•         Öğünlerinizin protein, karbonhidrat ve sebze açısından dengeli olmasına özen gösterin.
Hayat tarzınızda değişiklik yapın
•         Akşam yatmadan önce ve Sabah kalkınca odanızı mutlaka havalandırın. Oksijen sizi daha enerjik kılabilir.
•         Günde 7- 8 saat uyumanın önemini unutmayın.
•         Haftada 3 gün açık havada yapacağınız tempolu yürüyüş hem kilo kontrolünü sağlar hem de yorgunluğa karşı korur.
•         Ailenizle zaman geçirmek ve dostlarla sohbet rahatlatıcı etki gösterecektir.
•         Sabahları ılık bir duş almak dinçleştirici bir etki yapar.

Beslenmenize dikkat edin

•         Günde 2.5- 3 litre su tüketmelisiniz.
•         Bahar yorgunluğundan korunmak için bağışıklık sisteminizi güçlendirecek besinlere beslenmenizde özellikle yer verin. Bağışıklık sisteminizi güçlendirebilecek besinlerin başında prebiyotik yoğurtları sayabiliriz.
•         Bitkisel çayları rahatlatıcı etkilerinden de yararlanmak için tercih edebilirsiniz.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Boyun

Boyun bölgesi, baş ve gövdeyi birbirine bağlar ve 7 adet omur içerir. Omurilik, hayâtî damar ve sinirler boyunda dar bir bölgeden geçerler. Temel görevi başı taşımak olan boyunda sıklıkla problemler oluşabilmektedir.
Doğuştan boyun eğriliğine yol açan tortikolis denen hastalıkta boynun iki yanında bulunan sternokloidomastoid kasın doğum sırasındaki zorlama veya başın bir sebeple gerilmesi ile oluştuğu sanılmaktadır. Kas içinde yırtık oluşur ve kanama sonucu kasta kısalma meydana gelir. Baş diğer tarafa eğrilir. Çocuk başını devamlı tek tarafa doğru tutar. Bu hastalıkta erken dönemde özel egzersizlerle iyi netice almak mümkündür. Bir yaşın üzerinde ise ancak ameliyatla düzelir. Gecikmiş vakalarda yüzde şekil bozukluğu gelişebilir.

Boyun bölgesinde de omurgadan kaynaklanan rahatsızlıklar sıktır. Boyun fıtığı, omurgalar arasındaki disk denilen yapıların yırtılıp bozularak, omurilik ve sinir köklerine baskı yapmasıyla oluşan hastalıktır. Hastada şiddetli boyun ağrısı vardır. Genellikle hareketle ve öksürükle artar. Ağrı kollara yayılabilir. İleri vakalarda kollarda uyuşukluk ve güç kaybı da söz konusu olabilir. Tedavide önce ilaç (kas gevşetici ve ağrı kesiciler), istirahat (boyunluk, özel boyun yastığı) uygulanır. Bu tür tedavilere cevap alınamazsa veya ileri derecede sinirlere baskı söz konusu ise ameliyat gerekir.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Egzersiz Aerobik

 Fiziksel uygunluk kişinin yorulmadan, uyanık ve istekli bir şekilde günlük işlerini yapabilme becerisidir. Aerobik ise müzik eşliğinde düz zeminde yapılan ritmik hareketleri içeren fiziksel egzersizlerdir.

Egzersiz programı.
– Kalp krizi ve hastalıkları riskini azaltır.
– Hipertansiyon riskini azaltır.
– Kötü kolesterolü (LDL) azaltır, iyi kolesterolü artırır (HDL).
– Kemik yapımını azaltır, kemik erimesini (Osteoporozu önler).
– Kas kuvvetini ve esnekliğini artırır.
– İdeal kiloya erişmeyi ve bu kiloyu korumayı sağlar.
– Streslere karşı direnci artırır ve kişinin daha verimli çalışmasını sağlar.

Kadınlar daha az hareketli:
Kadınlar genellikle erkeklere kıyasla daha az hareketli. Günde en az bir saat yürüyüş ya da eşdeğeri bir fiziksel hareketi yapmama hareketsizlik olarak tanımlanıyor. İki cins arasındaki fark özellikle 40 ila 60 yaş arası belirgin.Erkekler kadınlara kıyasla sporu daha geç yaşta bırakıyor. Cinsiyet ve yaşa göre son yedi gündür yapılan sporlar karşılaştırıldığında 19 yaşından itibaren kadınların, 26 yaşından itibaren de erkeklerin spordan vazgeçtikleri görülüyor. Kadınlar yüzde 65’i aşkın bir oranda daha 20 yaşındayken spordan vazgeçiyorlar. Erkekte 45 yaşından itibaren bu yüksek oranlara rastlanıyor. Kısacası spor daha çok erkeklerin sevdiği bir uğraş.

Formda Kalmak:
Formda olmak, kendini sağlıklı ve iyi hissetmenin ilk koşuludur. Kalbiniz güçlenir, kan dolaşımı düzenlenir, tansiyon ve kandaki kolesterol dengelenir, fazla kilolardan kurtulursunuz ve stres yanınıza uğramaz.

Egzersiz:
Tabii ki, “formdayım” diyebilmek için, egzersizi yaşamınızdan eksik etmemek gerekiyor. Tüm egsersizler yararlıdır. Her türlü egzersiz, gün boyu biriken gerginliği giderir. Yorucu bir günün sonunda, kendinizi televizyon karşısına bırakmanın yerine, tempolu bir yürüyüşe çıkın ya da imkanınız varsa biraz yüzün. Ne kadar rahatladığınızı ve ne çok enerji kazandığınızı görünce şaşırabilirsiniz.
Egzersizde ilk kural, başlarken kendinizi zorlamamak, daha sonra ölçüyü yavaş yavaş artırarak egzersizi sürekli hale getirmektir. Bir çok uzmana göre egzersizin etkili olabilmesi için haftada iki ya da üç kez en az 20 dakika yapılması gerekir. Değişik egzersiz türlerini denemek daha çok zevk almayı sağlayacak ve daha yararlı olacaktır.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Egzersiz, Gençlerde Depresyonu Tedavi

Egzersiz yapmak uzun süreli depresyon belirtilerini azaltmak ve iyileştirmek için idealdir.

İngiliz araştırmasına göre bu durum gençlerde etkili olmayabilir. Ergenlikte ve gençlikte egzersiz depresyonu yenmeyebilir. Fiziksel olarak aktif olan gençlerde depresif belirtiler ergenlikte tekrar edebiliyor. Bu çağlarda ruhsal sorunlar fiziksel sıkıntıları da getiriyor.

Çalışmada katılımcıların yaş ortalaması 14’tür. Günde 30 ila 60 dakika egzersiz yapanlar, hiç yapmayanlar karşılaştırılmıştır. 3 sene gözlenen çocuklar 17 yaşında tekrar teste alındığında egzersizle depresyon durumunun bağlantısı görülememiştir. Zorla yapılmayan zevkle yapılan aktivite ve egzersiz ancak depresyon belirtilerini azaltabilir.

Gençlerde daha az etkili. Çocuk ve gençlerin psikososyal gelişim ve durumları, başarıları, aile ve arkadaş ilişkileri gençlik depresyonunda etkili. Aktif rol modelleri, çalışan anne baba spora önem veren vermeyen büyükler onlara örnektir. Aktif olmak ruha iyi gelir.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

İkili İlişkilerinizde Acilen Durdurmanız Gereken

Hepimiz aile bireyleri, arkadaşlar, dostlar ve iş arkadaşlarımız ile zaman zaman kötü iletişimde olabiliriz.

Sahte rol yaparak iyi gibi olmaya çalışırız ama aslında bu aramızı daha da kötüye sürükler. Özellikle duygusal ikili ilişkilerimizde yapmamız gereken ve acilen durdurmamız gereken şeyler nelerdir? Bu beş ilişki kuralını asla unutmayın.

Erkek arkadaşınız eve sevdiği arkadaşlarını yatıya çağırabilmeli. Bunu anlayışla karşılayın eve misafir engeli koymayın. Onun da özel anlara ihtiyacı vardır aynı şekilde o da size bu hakkı tanımalı.

Yatağa asla küs girmeyin. Ne kadar büyük bir sorununuz da olsa önce halledin yumuşayın barışın ve öyle gece yatağa girin. Birlikte ve temas ederek yatın.

Sürekli paradan konuşmayın. Bu romantizmi bozar çoğu zaman uygunsuzdur hele ilk zamanlarda bunu asla yapmayın.

Ara sıra da olsa ona asla ültimatom vermeyin. Emrivaki ve baskı yapmayın.

 Porno izlememeye çalışın özellikle onunla birlikte.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Öfke Yönetiminde Yapılması ve Yapılmaması

Öfkeli biriyseniz bu hayatınızı kaplar ve size ait bir özelliktir kolayca değişmez.

Eğer depresyon varsa üzüntü, korku, uyku problemi ve iştah değişiklikleri ile kendiniz gösteriyor daha zor anlaşılıyor. Sigortalarınız sıkça atıyor mızmız oluyor ve sürekli öfkeye sinire yenik düşüyorsanız bunları deneyin.

Çok kızgınken konuşmadan önce derin nefes alıp 100e kadar sayın ve bekleyin. Daha sonra pişman olacağınız şeyler yapmayın veya söylemeyin. Kan basıncı ve kalp hızı normale dönsün. Kışkırdığınız şeyi bu sürede unutacaksınız. Negatif düşüncelere değil affetmeye odaklanın.

Affedici olun saldırgan kırıcı intikam alan biri değil. Hoşgörülü sakin bir yapınız olmalı. Doğada tek başınıza çıkıp zaman geçirin müzik dinleyip spor yapın.

Yoga yapın derin nefes egzersizleri beyninizi boşaltır dinginlik verir. Özellikle öfkeliyken duygusal hisleriniz olan kişilere dikkatli davranın.

Kızgınlıklarınızı bir yere yazın. Şefkatli olun sevdiğinize sarılın kucaklayın onu öpün saçlarını okşayın. Kendinizi serbest bırakın merhametten yardım alın.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...