Retina dekolmanı -1

Retina dekolmanı, her yıl 10.000 de 1 kişide gözlenen, görmeyi ciddi şekilde tehdit eden bir göz problemidir. Orta yaş ve üzerinde daha sık olmak üzere her yaşta ortaya çıkabilir. Acil olarak tedavi edilmezse, kısmı veya tam görme kaybına neden olabilir.
Retinada ışığa duyarlı olan rod ve konlar bulunur. Buna ek olarak retinada rodlardan ve tonlardan impulsları (uyarıları) beyindeki merkeze taşıyan sinirler bulunur; (optik sinir).
Retina esas itibariyle kornea ve lens tarafından yanıtılan imajları işleyen bir filmdir. Retinanın arkasında ince kan damarlarından meydana gelen bir tabaka vardır. Bu tabaka gözünüzün iyi çalışması için gereken oksijeni ve besleyici maddeleri taşır. Retina bu kan damarları tabakasından ayrılırsa retina dekolmanı meydana gelir. Retina dekolmanı vakalarının çoğu retinada bir yırtılma veya delinme ile ilgilidir. Göze bir travma vitröz sıvıda veya gözde yaşlanma nedeniyle meydana gelen değişiklikler gibi nedenlerle meydana gelen bu kusur vitröz sıvının retinanın altına akıp alt tabakadan ayırmasına yol açar. Bazen bir tümör veya gözün arka bölümünü etkileyen bir enfeksiyon retina dekolmanından sorumlu olabilir. ABD’de bu yıl ortalama 20.000 kişi retina dekolmanından rahatsızlanmış. Birçok risk faktörü yardır. Miyop kişiler retina dekolmanına diğerlerinden daha yatkındır. Erkeklerde kadınlardan daha fazladır ve diğer ırklara kıyasla beyaz ırkta daha fazladır. Bazen bu problem bir ailenin birden fazla bireyini etkiler. Dolayısıyla genetik bir faktör de olabilir
Retina, göz içi duvarını tümüyle kaplayan ince, saydam bir dokudur. Görmeyle ilgili hücre ve sinir liflerini içerir. Göz küresinin iç boşluğunu ve vitreus denilen yumurta akı kıvamında bir yapı doldurur. Vitreus retinaya normalde çepeçevre yapışıktır. Kornea, lens ve vitreustan geçen görüntü, görme siniri yoluyla beyine gönderilir. Retina sinir tabakası, altındaki pigment tabakasına yapışıktır.

SEBEP VE BELİRTİLERRetina dekolmanı, retina sinir tabakasının altındaki pigment epiteli tabakasından ayrılmasıdır. Çoğunlukla retinada oluşan yırtık veya delikler yüzünden, bu iki tabakanın arasına sıvı sızmasıyla gelişir. Ensık, gözün uzamasına bağlı olan yüksek miyopilerde gözlenir. Retina tabakası gözün ön-arka çapı arttıkça gerilir ve üzerindeki gerilme alanı incelmeya ve bozulmaya başlar. Bazı ailesel veya dejeneratif hastalıklarda ve bazı enfeksiyonlarda da retina çevresinde yer yer incelme ve bozulmalar oluşabilir. Bu arada aynı sebeplerle vitreus dokusu da bozulmaya başlar, jel kıvamı değişir ve yavaş yavaş retinadan ayrılır. Bu ayrılmaya vitreus dekolmanı denir. Vitreus dekolmanı retinası sağlam olan kişilerde çoğunlukla problemsiz olarak sonuçlanır. Bu arada büzülen ve yer yer opaklaşan vitreus dokusu gözün içinde görme aksından geçtikçe, kişi tarafından gözün uçuşan ’sinek’ veya ‘bir sis perdesi’ olarak algılanır. Gökyüzüne, açık renkli bir duvara veya kağıda bakarken ya da su altında yüzerken daha detaylı olarak görülen bu durum, görmeyi azaltmaz. Retina çevresinde yırtık yoksa tehlikeli değildir ve önlem almak gerekmez.
BELİRTİLER: Işık çakmaları Gözde yüzen cisimler Görme bulanıklığı Görüş alanının bir kısmında gölge TEŞHİS Retina dekolmanı derhal ilgilenilmesi gereken acil bir durumdur. Bu rahatsızlık ağrı vermez. Fakat belirtiler hemen daima retina ayrılmadan önce ortaya çıkar. Vitröz yapışıklıklar çekip sarktıkça retinayı çekebilir. Eğer yeteri kadar çekerse retina yırtığına yol açar. Bulanık görme ve yüzen cisimler görüntüsüne neden olur. Çekme fazlalaşırsa ve retina yırtılmasına yol açarsa küçük kan damarları zedelenebilir kan vitreous’a sızar görüş bozulur ve görüş alanında ışıklı lekeler ve çizgiler oluşurlar. Retinadaki bütün yırtılma ve delikler retina dekolmanına varmayabilir. Eğer oluşursa gözünüzün üzerinden perde geçiyor gibi görüşünüzün ayrılan kısmına isabet eden kısmında bir görüş kaybı oluşur. Bu belirtilerin herhangi biri varsa doktorunuzu derhal görün veya hastanenizin acil servisine başvurun. Doktor gözünüzü muayene edip durumunuzu tespit etmek için bir ultrasonografi yapacaktır. Eğer retina dekolmanı maküla ayrılmadan önce tedavi edilirse belki görme yeteneğiniz kurtarılabilir. Retina yırtığının henüz dekolman derecesine ilerlemediği durumlarda doktorunuz iki teknikten birini kullanabilir. Sıklıkla daha fazla dekolmanı önlemek için lazer işlemi yapılır. Fotokoagülasyon olarak bilinen bu proseste bir laser ışını retinanın zarar görmüş olan bölgesine yönlendirilir. Tedavi gören bölge o zaman bir skar meydana getirir. Bu da retinanın alttaki dokuya tutulmasını sağlar. Diğer metot kryopeksi olarak bilinir ve aşırı soğuktan yararlanır. Gözün kusuru örten üst bölümüne bir buz sondası uygulanır. Bu skar oluşumuna yol açan bir enfeksiyon meydana getirir. Skar da retinayı alttaki dokuya tutturur. Fotokoagülasyonun ve kryopeksinin bellibaşlı avantajlarından biri hastaneye yatmadan gerçekleş-tirilebilmesidir. Fakat retinanız ayrılmışsa daha geniş çaplı ameliyat için hastaneye yatmanız gerekecektir. Retinanın cerrahi yoldan yerine tekrar tutturulması işlemi genellikle “skleral buckling” denen bir yöntemle skleranın retinaya doğru itilmesi yoluyla yapılır. Bu prosedürde göz duvarı kavsinin üzerine yerleştirilir (girintili çıkıntılı şekilde). Skleranın dış yüzeyine ya yumuşak sünger şeklinde veya katı bir parça halinde silikon dikilir. Birkaç yırtık ve delik bulunduğu veya yaygın bir ayrılma olduğu zaman sklera destekleri bazen gözün bütün çevresine yerleştirilir. Bazen vitreusda nedbe dokusu meydana gelir ve retinanın yerine tutturulmasını engeller. Böyle oldu-ğuzaman nedbe dokusu cerrahi olarak çıkarılmalı ve “skleral buckling” yapılmalıdır. Bazı komplike vakalarda vitriyöz boşluğuna hava veya diğer gazların veya silikonun zerkedilmesi retinayı geriye göz duvarına (cidarına) doğru itmeye yardımcı olacaktır. Bu işlemden birkaç gün sonra hastaneden çıkılabilir. Ameliyattan sonraki 3-4 hafta içinde yorucu faaliyetlerden kaçınılmalıdır

Retina çevresindeki incelmiş, bozulmuş sahaların varlığında, büzülen vitreus retinadan ayrılırken, retinada çekintiler oluşur. Bu çekintiler nadiren sağlıklı retinaya sahip kişilerde de gelişebilir. Retinada çekintiler hasta tarafından ‘ışık çakmaları, flash patlamaları gibi algılanır. bu ışık çakmaları bazen kısa süreli olabilir, bazende günlerce sürebilir. Bazı hastalarda ise hiç hissedilmeyebilir.
Vitreusun büzülmesi sonucu retina tabakasında oluşan bu çekintiler, incelmiş ve yapısı bozulmuş olan retina çeperindeki sahalarda yırtılmalara ve delinmelere sebep olabilir. Yırtılan retina tabakasından bir damar geçiyorsa, bazen bu damar da koparak göz içinde bir miktar kanamaya sebep olabilir. Bu durum hasta tarafından ‘kurum yağıyormuş’ gibi algılanır. Retinada yırtık veya delik oluşmuşsa, vitreus içindeki sıvı bu yırtıkların içinden geçerek, retina sinir tabakasını altında yapışmış olduğu pigment tabakasından ayırır. Bu durum retina dekolmanı olarak adlandırılır. Dekole olan (altındaki dokudan ayrılan) retina bölgesinin görme fonksiyonu kalmaz ve hasta tarafından o bölgenin tam aksinde ‘bulanuklık, kara leke veya perde hissi’ şeklinde görüntü kaybı hissedilir. Retina dekolmanı bazen bir bölgede sınırlı kalabilir, ama çoğunlukla ilerleyicidir.
Makula (gözün görme merkezi) dekole olunca merkezi görme kaybolur. uzun süreli dekolmanlarda göz içi dengeler bozulur ve göz küresi küçülmeye başlar. Göze gelen künt veya delici darbeler, ani dekolman sebebi olabilirler. Diabet ve bazı dejeneratif hastalıklarda vitreusta retinayı çeken bantlar oluşarak traksiyona (çekinti) bağlı dekolmanlar gelişebilir. Bunların yanında dekolman bazı enfeksiyon, tümörlerde ve özellikle hamilelikte ortya çıkan tansiyon krizlerinde, gözde hiç yırtık olmadan da gelişebilir.
Bu durumlarda tedavi sebebe yöneliktir.
TEŞHİS
Retina çevresindeki ince bozulmuş olan sahaları, buralardaki delik, yırtıkları ve dekole bölgeleri tesbit etmek için göz bebekleri damlalar ile genişletir. Göz hekimi çeşitli mercekler kullanarak muayene mikroskobuyla gözün içini çepeçevre inceler. Bunun sonucunda göz içindeki yırtık veya dekolmanı tesbit edilmiş olur. Gerekirse göz ultrasonografisi yapılır..Kaynak.http://7gunsaglik.com .,

Meme Estetiğine İhtiyacınız Var mı ve Buna Hazır mısınız?

Bikini ve mayo sezonu açıldı. Meme estetiği ile harika göğüslere kavuşabilirsiniz..

Yaz mevsimi gelmeden önce telaşı geliyor. Özellikle deniz, tatil, kum, güneş düşünülürken bikini ve mayoların akla gelmemesi söz konusu değil.

Peki bikini giyinmek için ne kadar cesursunuz ya da ne kadar güzel göğüslere sahipsiniz? Eğer cevabınız sizi düşündürüyorsa Plastik Cerrahi Uzmanı Dilek Avşar meme estetiğindeki son gelişmeleri anlattı.

Yazın yaklaşmasıyla beraber kadınlar güzel göğüslere sahip olmak ister. Çünkü ince ve dar kıyafetler giyilmeye başlanırken deniz kenarında güzel göğüslerle dolaşmak da bir ayrıcalıktır. Plastik Cerrahi Uzmanı Dilek Avşar, “Son dönemde kadınlar en fazla meme operasyonlarına ilgi gösteriyorlar. Yazın gelmesiyle birlikte yaza hazırlık operasyonlarının başında meme geliyor. Büyük memeleri küçültmek, küçük memeleri büyütmek en çok tercih edilen uygulamalardan. Meme operasyonlarında meme küçültme, meme büyütme, meme toparlama ve meme asimetrisini düzeltme operasyonlarını yapıyoruz” diyor.

Meme büyütme operasyonlarında genelde meme dokusu gelişmemiş, göğüs kısmı dümdüz olan küçük göğüslü genç kızlara, doğum sonrasında meme dokusu küçük kalan ve bazen de hiçbir sebep yokken memesi küçük olan ve büyütmek isteyen kadınlara yapılıyor.

Dilek Avşar, “Meme büyütmeyi en çok doğum yapmamış genç kızlarda, doğum yapan sarkma kalan kadınlarda ya da meme dokusu vardır ama daha dolgun meme isteyenlere yapıyoruz. Meme büyütmede hedef; doğal görünümlü istenilen büyüklükte ama ellediğiniz zaman protezi hissetmediğiniz bir memeye sahip olmak. Kişinin vücuduyla uyumlu bir meme büyüklüğü olmalı. Kişinin günlük hayatında ona sıkıntı yaratmamalı. İz olmasın, büyüklüğü ideal olsun derseniz koltuk altından kas zarı arası güzel bir tekniktir. Ama memede sarkma varsa ve memeyi dikleştirmek gerekiyorsa meme ucundan giriliyor. Ayrıca meme büyütmede meme dokusuna dokunulmadığı için rahatlıkla süt verilebiliyor, emzirilebiliyor” diyor.

MEME KÜÇÜLTMEDE İZ KALABİLİYOR

Meme küçültmede en önemli unsurun iz kalması olduğunu belirten Dilek Avşar,  “Meme büyütmede koltukaltı tekniği kullanıldığı için iz bırakmayabiliyoruz. Kas zarı arasına anatomik, doğal protez koyuluyor ve doğal görünümlü olarak memede iz olmuyor. Meme küçültmede ise iz mutlaka oluyor. Çünkü meme ucunun başı da küçülüyor ve memeden doku çıkarılıyor. Büyük memelerde meme ucu da büyük oluyor ve meme sarkmış oluyor. Meme ucunu küçültüyorsunuz ve memeyi dikleştirdiğiniz için meme ucundan meme altına inen küçük bir çizgi izi oluyor. Hastaya bunu anlatmak gerekiyor. İzi kabul ediyorsa operasyonu yapmalısınız. İz 1 ya da 1.5 yıl içerisinde belirsiz hale gelecektir ama bu süreci de bilmeli. Ayrıca eşinin de bu durumu bilmesi gerekiyor çünkü bazen eşler izden rahatsız olabiliyor. Bu aşamada hastanın ameliyat kararını eşle birlikte vermesi gerekiyor. Ama genel olarak benim gözlemlediğim kadarıyla hiçbir kadın memeye verdiğiniz şekil, dik ve ideal ölçüde bir hale geldiyse izi takıntı yapmıyor. Memenin güzel görünmesi kadın için çok daha önemli oluyor” diyor.

YENİ TREND "KAS ZARI ARASI TEKNİĞİ"

Meme büyütmede birkaç teknik kullanılıyor fakat en son kullanılan yöntem hiç biz bırakmamasıyla dikkat çekiyor. Pürtüklü yüzeyli kas zarı arası tekniği denilen bu yöntemin yeni bir uygulama olduğunu belirten Dr. Dilek Avşar, “Koltukaltı ile kas zarı arasına koyulan protez iz bırakmıyor. Kas zarı arası yeni bir uygulama. Eskiden kas altı ve kas üstü tekniği kullanılırken şimdi kas zarı arası kullanılıyor. Kaslar arasında kas altındaki kadar doğal görünümlü ama kas altından daha üstün olarak kas hareketleriyle oynamayan bir meme dokusu kazanıyorsunuz. Koltukaltından kas zarı arasında girerek hem meme protezi anatomik şekilde yerleşiyor ve doğal bir görünüm kazanıyor hem de protez kol kaslarında hareket etmiyor. Normalde kas altına koyduğunuzda siz bir bardak suya uzanırken protez de oynayabiliyordu. Kas üstünde ise protez doğal durmuyor” diyor.

SARKIK MEMELER TOPARLANIYOR

Büyük memelerdeki sıkıntı aynı zamanda memenin sarkık olmasıdır. Sarkan meme kadının estetiğinde sıkıntı yaratıyor. Meme toparlama operasyonlarında hedef memeyi dik bir görünüme kavuşturmak oluyor. Memeye bakıldığında doğal diklikte olmalı. Eğer meme dokusu yeterliyse kendi meme dokusunu içeride topluyoruz dik ve memeyi sağlıyoruz. Bunda da yine lolipop şekeri gibi bir iz kalıyor. Meme dokusu yetersizse protez desteği de ekleniyor. Meme toparlama operasyonlarında memedeki iz değil şekil önemli oluyor.

Meme asimetrisi toparlama ise bir meme büyük, bir meme küçük olduğu durumlarda uygulanıyor. Memelerin ikisini de eşit duruma getiriyorsunuz. Bu şekilde o dengeyi sağlıyorsunuz.

YAĞ ENJEKSİYONU İLE BİRLEŞTİRİLEBİLİYOR

Dilek Avşar, “Meme küçültmelerde yana taşan bir yağ kitlesi de bulunuyor. Bu yağlar ultrasonik liposuction tekniği alınıyor. Memenin daha iyi durmasını, izin daha az olmasını hem de daha güzel görünmesini sağlıyor. Ultrasonik liposuction klasik liposuction’dan farklı olarak o bölgeye ses dalgası dağıtıyor, yağ dokusunu parçalıyor ve ufak bir kanülle girilerek oradaki yağ alınıyor. O bölgede hem cildi sıkılaşıyor hem de yağ alınmış oluyor. Memeden alınan yağları yüze, dekolte bölgesine, ellere kullanabiliyorsunuz. Bacak proteziyle beraber çarpık bacak düzeltmek için de kullanılabiliyor. Ayak bileği kalınlaştırmaya uygulanıyor. Doğum sonrasında ya da doğuştan olan genital bölge deformasyonlarında kendi yağınızla gençleşebiliyorsunuz” diyor.
Referans.7gunsaglik.com.tr

Detoks Yağmayı Planlayanlara Harika Öneriler

Detoksun kanı temizlediği yaygın olarak bilinir ve ara sıra detoks diyetine girilir.

Bu uygulamada yanlış bilinen şeyler olabilir ve detoksta yapılması ve yapılmaması gereken şeyler burada anlatılmıştır. Herkeste aynı etkiyi göstermeyebilir hatta aksine zarar verebilir. Meyvelerini toplamak için bazı altın kuralları bilmek gerekir.

Moda olanı yapmayın. İnternette gazetede ünlülerin yaptığı detoks tariflerinden kaçının. Bu aksine gıda takıntısına ve fazla yemeye yönlendirir. Ancak çok düzensiz beslenen kişilerde bu temizlik gereklidir. Bazı insanlar bir detoks sırasında fiziksel ve duygusal olarak farklı hisseder huysuzluk ile diğer mücadeleler, sinirlilik, depresyon, yorgunluk, kabızlık, sürekli gıda düşüncesi ve aşırı yemek yeme görülebilir. Beslenmeye 3-5-7 günlük sınırlamalar koyarak detoks yapmayın.

Sağlıklı beslenme ve metabolizmayı sıfırlamak için doğrusunu yapın. Egzersizlere kısa bir mola verin ve midenize odaklanın. Yorgunluk ve baş dönmesi gibi belirtilerden kaçınmak için detoks gününüzde az hareket edin. Uzun vadeli sağlıklı bir başlangıç elde edin. Tuzlu, yağlı ve tatlı gıdaları kısarak yaşamınıza detokstan sonra devam edin. Detoks içinizi temizleyen bir başlangıç. Duygusal ve sosyal alışkanlıklarınız buna paralel olarak değişecek. Her gün kahvaltı edin öğünlerinizi düzgün geçirin.

Detoks süresince nöbetlerden açlık krizlerinden uzak durun. Aşırı yemek yeme etkilerinden kurtulmak üzeresiniz pes etmeyin. Fiziksel ve duygusal açıdan sürdürülebilir bir sağlık döngüsüne merhaba deyin.

Referans.7gunsaglik.com.tr

Akıllı Telefonlar Sizi Şişmanlatıyor mu?

Akıllı telefon kullanıcıları her şeyi bulabildikleri bu cihazla birlikte tembelliğe yöneliyor.

Kanepede uzanıp patates cipsi yiyen yerinden kalkmayan bir rahatlık oluyor. Fazla teknoloji sağlığa zararlı, fiziksel aktivite ve egzersiz oranını azaltıyor. Çalışmalara göre öğrenciler akıllı telefonlarıyla günde toplam 5 saat ve fazla zaman geçiriyor ve böylece hareketsiz kalıyor.

Kısa mesaj ve konuşma ile tüm yeni özellikler birleşince büyük bir ilgi odağı oluyor. İnternet bağlantılı küçük bilgisayarların görevini gördüklerinden chat programları da zaman alıyor. Çok fonksiyonlu ve yetenekli bu cihazlardan video izleniyor, e posta gönderiliyor, eğlence imkanları kullanılıyor ve çok daha fazlasına ulaşmak mümkün.

Yolda yürürken aynı anda iki şeyi yaparak cep telefonuyla meşgul olarak insanlar daha yavaşlıyor işlerini yavaşlatıyor aksatıyor unutabiliyor. Parka giderken bile her karenin fotoğrafı çekiliyor aynı cihazdan internete koyuluyor insanların yorumları okunuyor ve zaman verimsizce geçiyor.

Yanınızdaki çocuk oynarken düşse bile farkına varmıyorsunuz. Dünyadan kopuyorsunuz. Yaşam tarzı ve sağlık alışkanlıklarını son derece etkiliyor. Sanayi devrimi gibi halk sağlığını bozan bir durum. Sağlık, teknolojiye yeniliyor. Daha basit cep telefonları kullanalım veya bu cihazlarla çok zaman geçirmeyelim ki, sağlığımızdan olmayalım.


Referans.7gunsaglik.com.tr

Antropoz Nedir ?

Herkesin bildiği gibi erkekler bu dönemlerinde değişik durumlara girer, tıpkı bayanların menopoz dönemlerinde olduğu gibi . Kimi erkek daha bir genç davranmaya başlar kimi erkekse bi’ tembel davranıp antropozu buna bahane gösterir. Erkek doğası gereği gençleşmeye çalışması  iyide, gençleşmenin sebebi nedir diye sormak gerekiyor. Antropoz döneminde aldatma yoluna giden kişi tehlikelidir. Karşı cinsin üzerinde bir etkim hala var , hala kadınları tatmin edebiliyorum demek aslında  “Antropoz mu oldum?” sorusunun kesin yanıtıdır. İşte antropoz hakkında detaylı bilgi ;

İskoç bilim adamları, antropoz evresindeki bayların aşırı riskli davranışlar sergilediğini söyledi. Aşırı süratli araç sürmek, aniden gelen spor yapma isteği, aldatmalar, viagra kullanımı gibi kendilerini yaşlı olmadıklarına ikna etme çabası içinde olduklarını belirtti . Tabiki cinsel yaşamdaki güçsüzlük ve iktidarsızlık korkusu onların  en büyük kabusu .

Tıpkı kadınların menopozu gibi erkeklerin doğal yaşlanma sürecinin bir parçası olan antropoz, her erkektede aldatma gibi belirtilerle açığa çıkmayabilir. Bazı erkeklerin korkulu rüyası olan antropoz, bazı erkekleri bunalıma sokarken kimi erkekler bu dönemi farkında dahi olmadan atlatabiliyor. Bilinmesi gereken en önemli nokta antropoz evresini geçirmişte olsa erkekte testesteron hormonu bitmiyor. Kadınlarda menapozdan sonra bittiği bilinen bu hormonlar için erkekte aynısı söylenemez diyen iskoç bilim adamları, “baylarda androjen eksikliğinden ötürü hormon seviyelerinin düştüğü antropoz görülür” diye belirtti.

Antropoz Belirtileri

Cinsel istekte azalma
Güç kaybı
Yorgunluk
Uykusuzluk
Duygusal değişmeler
Depresyon
Kaslarda erime
Kemiklerde erime (osteoporoz)
Özellikle göbekte görülen vücut yağlanmaları
Antropoz döneminde kişinin hormonu tamamen tükenmediğinden ötürü tedaviside tabiiki var . Özellikle Alternatif tıp antropoz için süper imkanlar sunuyor, tabi doktor kontrolünde kullanılan ilaçlarda bulunuyor . Kuvvet macunları bu işi fazlasıyla görebilir .
Referans.7gunsaglik.com.tr

Retina Dekolmanı Hakkında Basit Bilgiler

Retina Dekolmanı Nedir?Retina dekolmanı retinanın normal pozisyonundan çekilmesiyle oluşur. Retinanın nörosensoryal tabakasının retina pigment epitelinden ayrılmasıdır. Retina yerinden ayrıldığında fonksiyonunu gerçekleştiremez, görme bozulur. Tedavi edilmezse körlükle sonuçlanır.

Hangi Durumlarda Retina Dekolmanı Riski Artar?
·        Yüksek  miyopi- uzağı görememe
·        Daha önce geçirilmiş katarakt cerrahisi
·        Glokom- göz tansiyonu
·        Ağır göz travması
·        Diğer gözde daha önce geçirilmiş retina dekolmanı
·        Ailede retina dekolmanı hikayesi
·        Retinada saptanan delik ve yırtıklar

 Retina dekolmanında ne gibi belirtiler görülür?

Sinek uçuşmaları
Işık çakmaları
Görme alanında gri bir perdenin hareket etmesi
Belirli bir alanı görememe (baktığınız cismin alt veya üstünü görememe)
Görmenin tamamen kaybı
 şeklinde olabilir.Kaynak.http://7gunsaglik.com .,

Retina Dekolmanı – 2

  Retina, görmeyi sağlayan, sinir lifi tabakasından ve retina pigment epitel tabakasından oluşan, göziçi duvarını kaplayan, saydam bir dokudur.

Retina dekolmanı, görmeyi ciddi şekilde tehdit eden, yılda 10,000 kişiden birisinde gözlenen, acil olarak tedavi edilmezse ciddi görme kaybına neden olabilen bir göz hastalığıdır. Retina sinir lifi tabakasının, altındaki retina pigment epitel tabakasından ayrılması sonucunda retina dekolmanı meydana gelir. Genelde sebep, retinada oluşan delik veya yırtık sonucunda iki tabaka arasına sıvı sızıntısıdır.


Resim 1: Retina dekolmanı olan hastanın gözdibi fotoğrafı. Retinanın olması gereken yerden ayrıldığı, öne doğru geldiği, yer yer üst üste katlandığı görülmektedir. Retinanın normal pembe rengini kaybettiği, daha opak (beyaz) hal aldığı izlenmektedir (siyah oklar).
Retina dekolmanı, gözün uzamasına neden olan yüksek miyopisi olan hastalarda daha sıktır.
Ailesel ve bazı dejeneratif hastalıklarda, bazı enfeksiyonlarda ve yaş arttıkça retina ve gözün içerisini dolduran, retinaya sıkı yapışmış, jel kıvamındaki vitreusta incelmeler ve bozulmalar meydana gelir. Vitreus retinadan ayrılır. Buna vitreus dekolmanı denir. Retinası sağlıklı olan insanlarda vitreus dekolmanından sonra genelde herhangi bir problemle karşılaşılmaz. Retinasında incelme, bozulma olanlarda vitreus ayrılırken retinayı da beraber çeker ve retinada yırtıklara neden olabilir. Çekintiler hasta tarafından ışık çakması olarak algılanır. Ayrıca yırtılan retina bölgesinden damar da geçiyorsa çekintiler bir miktar kanamaya sebep olabilir. Bu da genelde kurum yağması şeklinde şikayetlere neden olur.


Resim 2: Yandaki resimde  retinada dev  yırtığın yukarıdan aşağıya doğru uzandığı, yerinden ayrılan retinanın üzerine katlandığı izlenmektedir (siyah ok).
Ünlüler Gür Saçlarının Sırrını Açıkladı.
İnanılmaz! Cep Telefonu Değil, Cep Telsizi!

Resim 3: Normal göz ultrasonografi görüntüsü. Gözün arkasını dolduran göz sıvısı (vitreus) beyaz okla, retina tabakası siyah okla gösterilmektedir.

Resim 4: Yandaki resimde retina dekolmanı olan hastanın ultrasonografisi izlenmektedir. Retinanın normal yerinden ayrılıp öne doğru geldiğini görmek mümkündür (beyaz ok).
Retina dekolmanı olan bir kişide bir bölgede sabit siyah leke, bulanıklık, perde hissi gibi şikayetler gelişir. Makula diye adlandırılan gözün görme merkezi de yerinden ayrıldığında merkezi görme de kaybolur.
Tedavi edilmemiş, uzun süreli retina dekolmanı sonucu tam görme kaybı ve  göz küresinde küçülme meydana gelir.

Retina dekolmanı her yaşta ortaya çıkabilirse de, göz travması, ileri derecede miyopi, daha önce geçirilmiş göz cerrahisi, göz dibi muayenesinde ileride dekolmana yol açabilecek bozuklukların saptanmış olması, ailede dekolman geçirmiş bireylerin olması, diğer gözün daha önce dekolman geçirmesi gibi durumlar retina dekolmanı için risk taşıyan durumlardır.

Retinadaki yırtık veya delikler, bazı incelmiş, yapısı bozulmuş bölgeler, retina dekolmanına neden olmamışlarsa laser fotokoagülasyonla tedavi edilirler.

Eğer retina dekolmanı gelişmişse tedavi cerrahidir. Cerrahi tipi, hastanın klinik durumuna göre değişir. Pnömotik retinopeksi, çökertme cerrahisi ya da pars plana vitrektomi, retina dekolmanı tedavisinde başvurulan cerrahi seçeneklerdir. Ameliyatın başarısı, dekolman süresi, sahanın genişliği, yeri, yırtıkların sayısı ve durumuyla ilişkilidir. Dekolman ne kadar ileri seviyedeyse ve ne kadar uzun süredir mevcutsa tedavinin başarısı da o kadar düşük olacaktır. Bu nedenle hastaların vakit kaybetmeden bu konuda uzman bir göz hastalıkları uzmanına başvurmaları gerekmektedir.

Kaynak : http://www.fulyaretina.com/retinadekolmani.asp

Vejetaryenler İçin Birbirinden Güzel Tarifler

Sebzeye dayalı etsiz beslenme biçimini benimseyen vejetaryenler için birbirinden lezzetli ve sağlıklı yemek tarifleri..

Vejetaryen beslenenler için birbirinden lezzetli yemek tariflerini bir araya getirdik. İşte, kolayca hazırlayabileceğiniz o lezzetli tarifler…

Keçi peynirli ve kekikli patates

Vejetaryenler için birbirinden lezzetli tarifler

Malzemeler

1 kg. patates
130 gr. rendelenmiş keçi peyniri
1 ActiFry kaşığı sıvı yağ
1/4 ActiFry kaşığı tatlı kırmızı toz biber
3 dal taze kekik

Hazırlanışı

Patatesleri temizleyip kabuklarını soyun ve 1 cm.’lik küpler halinde kesin. Patatesleri tuzlu su dolu bir kaseye alın ve 15 dakika bekletin. Kekik yapraklarını dallarından ayırın. Kağıt havluyla patatesleri iyice kurulayın. Pişirme haznesine zeytinyağı koyup ActiFry’ı çalıştırın. 2 dakika sonra patatesleri ilave edip 30 dakika kızartın. Bir kağıt havlu yardımıyla patatesleri iyice kurulayın. Patateslerin üzerine peynir, kekik ve toz biberi ekleyip 5 dakika daha pişirin. Pişirme süresi patateslerin cinsine ve kesim şekline göre değişiklik gösterebilir.

Zeytinyağlı barbunya

Vejetaryenler için birbirinden lezzetli tarifler

Malzemeler

400 gr. barbunya
1 adet havuç
1 adet patates
2 adet domates
1 adet soğan
1 yemek kaşığı salça
350 ml. su
1/2 adet limonun suyu
2 yemek kaşığı zeytinyağı
Tuz ve karabiber

Hazırlanışı

Soğanı soyup küçük küpler halinde doğrayın. Barbunyayı ayıklayın. Havucu kazıyın. Patatesleri soyun. Her ikisini de küçük küpler halinde doğrayın. Nutricook tenceresine zeytinyağını koyun; ısınınca soğanları ekleyin ve pembeleşinceye kadar kavurun. Havuç ve patatesleri tencereye ekleyin. Salçayı ve rendelediğiniz domatesleri ilave edin ve biraz daha kavurmaya devam edin. Barbunya, limon suyu, su, tuz ve karabiberi katıp Nutricook’un kapağını kapatın. Akıllı kontrol saatini 15 dakikaya ayarlayın. 2. programı seçin. Buhar çıkışı gerçekleştiğinde ateşi kısın, böylece geri sayım başlamış olur. İşaret belirdiğinde ateşi kapatın ve program seçiciyi buhar konumuna getirin. Böylece düşük basınçta buharlı pişirme otomatik olarak başlar. Pişirme işlemi tamamlandıktan sonra, NutriCook’un kapağını açın. Barbunyayı servis tabağına alın.

Kuskuslu kabak dolması

Vejetaryenler için birbirinden lezzetli tarifler

Malzemeler

4 adet yuvarlak kabak
160 gr. kuskus
1 küçük kutu domates sos
5 adet arpacık soğanı
1 yemek kaşığı zeytinyağı
4-5 dal fesleğen
750 ml. su
Tuz ve karabiber

Hazırlanışı

Yıkayıp temizlediğiniz kabakların içlerini bir kaşık yardımıyla çıkartın. Soğanları soyun. Fesleğen yapraklarını dallarından kopartın. Kabak içlerini soğan ve fesleğen ile birlikte ince ince doğrayın. Zeytinyağı ve kuskusu ilave edip karıştırın. Hazırladığınız harcı tuz ve biber ile tatlandırıp kabakların içine doldurun. NutriCook tenceresine 750 ml. su koyun. Buhar sepetini tencereye yerleştirin ve kabakları içine koyun. NutriCook’un kapağını kapatın. Akıllı kontrol saatini 10 dakikaya ayarlayın. 2. programı seçin. Buhar çıkışı gerçekleştiğinde ateşi kısın, böylece geri sayım başlamış olur. İşaret belirdiğinde ateşi kapatın ve program seçiciyi buhar konumuna getirin. Böylece düşük basınçta buharlı pişirme otomatik olarak başlar. Pişirme işlemi tamamlandıktan sonra, NutriCook’un kapağını açın. Kabakları servis tabağına alıp ılık domates sosu ile servis yapın.

Sebze tabağı

Vejetaryenler için birbirinden lezzetli tarifler

Malzemeler

2 adet kabak
2 adet turp
3 adet havuç
1 adet brokoli
1 diş sarımsak
1 yemek kaşığı zeytinyağı
200 gr. çırpılmış labne peyniri
1 çay kaşığı hardal
Tuz ve karabiber

Hazırlanışı

Sos için: Bir kasenin içinde peynir, hardal, zeytinyağı, tuz ve karabiberi karıştırın. Sarımsağı ezip karışıma ilave edin. Buzdolabında en az 10 dakika dinlenmeye bırakın.

Sebzeler için: Kabak ve turbu temizleyin. Kabakları dilimleyin. Turpları ikiye kesin. Brokoliyi çiçek çiçek ayırın. Havucun kabuklarını kazıyıp boylamasına ikiye kesin. 750 ml. su koyduğunuz NutriCook tenceresinin içine buhar sepetini yerleştirin ve içine sebzeleri ekleyin. NutriCook’un kapağını kapatın. Akıllı kontrol saatini 5 dakikaya ayarlayın. 1. programı seçin. Buhar çıkışı gerçekleştiğinde ateşi kısın, böylece geri sayım başlamış olur. İşaret belirdiğinde ateşi kapatın ve program seçiciyi buhar konumuna getirin. Böylece düşük basınçta buharlı pişirme otomatik olarak başlar. Pişirme işlemi tamamlandıktan sonra, NutriCook’un kapağını açın. Sıcak sebzeleri servis tabağına alın. Yanında peynirli sos ile servis yapın.
Referans.7gunsaglik.com.tr

Unutkanlığa İyi Gelen Beyni Besleyen Formüller

Balık ve cevizden başka hangi besinler ve alışkanlıklar hafızayı korur?

Yaş ilerledikçe, eklemlerimizin ya da ciğerlerimizin yavaş yavaş bozulmasını kabul ederiz ancak konu hafızamız olunca bu durumu kabullenmek pek kolay değildir. İşte size hafızanızı korumanın 10 yolu.

Balık yiyin Balıkta bulunan, omega 3 gibi temel asitler, beyin fonksiyonu için son derece önemlidir ve depresyon gibi beyni etkileyen hastalıklara karşı koruyucudur.

Yediklerinize dikkat edin Aşırı beslenme, beyni hantallaştırır ancak yetersiz beslenme de beyin fonksiyonlarına zarar verir. Zayıflamak için yapılan diyetler, beyinde ciddi sorunlar yaratabilir ve anoreksiyaya neden olabilir.

İlaçlardan uzak durun Son zamanlarda, ilaç takviyeleri giderek kötü bir ün salmaya başladı. Ne kadar faydalı oldukları bir yana, yüksek tansiyon, sindirim sorunu, üreme problemi ve depresyon gibi pek çok yan etkileri de mevcut.

Yiyin, yiyin yiyin Çok fazla ya da çok düşük enerji, beynin hassas mekanizmasına zarar verir. Düşük glisemik diyet, vücutta yüksek glisemik diyetlere göre daha hızlı sindirilir. Sindirim sisteminde düzenli bir çalışma, beyne daha güvenilir enerji akışı sağlar.

Bir şey yapın! Beyninizin uzun süreli sağlığı için düzenli egzersiz çok önemlidir. Vücut formunuzun yanı sıra beyninizi de formda tutmak için haftada en az 3 kere 30 dakikalık egzersiz yapın.
Referans.7gunsaglik.com.tr

Beslenme Tarzının Yol Açtığı Sorun Alzheimer Olabilir

Beslenme tarzıyla bazı hastalıkların yakından ilişkisi olduğu uzun zamandır bilinen bir gerçek. Son araştırmaya göre, akıl ve beyin sağlığı üzerinde de şeker hastalığının etkili olduğu ortaya çıktı.

Fast-food tarzı beslenmenin her geçen gün yeni bir zararı ortaya çıkıyor. Havyanlar üzerinde yapılan çalışmalarda insulin hormonunun etkili olduğunu ortaya koyarken bazıları Alzheimer’ın diyabetin başka bir türü olabileceğini düşünüyor.


Bu durum bir türlü tedavisi bulunamayan Alzheimer için yeni yöntemler geliştirilmesini sağlayabilir. Kötü beslenmenin yüksek kan basıncına neden olduğu ve kolesterolü yükselterek beyne kan akışının olmasını yavaşlattığı biliniyordu.

Ancak son teoriye göre yüksaek yağ oranı ve şekerli yiyecekler insülini etkileyerek beynin beslenmesini engelliyor. Sağlıksız yiyecekler aynı zamanda insüline karşı vücutta direnç geliştirilmesine ve insülin direncine neden oluyor. İnsülin direnci de uzun vadede tip 2 diyabet sebebi.

New Scientist dergisinde yer alan yazıya göre kötü beslenme şekli sonucunda beyin hücrelerinin insüline düzgün yanıt vermesi zorlaşırken benzer bir durum Alzheimer için de geçerli olabilir. İnsülin beyinde öğrenme ve hafızayı kontrol eden, düzene sokan kimyasallar arasında.Kaynak.7gunsaglik.com.,

Küçük Bir Testle Diyabetik Durumu Kontrol Etmek

Şeker hastalığı da denilen diyabet rahatsızlıklarında hekim kontrolünde yaşam sürmek ve beslenmek ilk yapılacak şeydir. Peki küçük bir testle diyabetik durumumuz öğrenebilir miyiz?

Diyabet riskinizi Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız tarafından hazırlanan 7 soruluk bu testle ölçün.

diyabet

1) KAÇ YAŞINDASINIZ?

40′ dan küçük : 0 puan

40 – 49 : 1 puan

50 – 59 : 2 puan

60′ dan büyük : 3 puan

2) CİNSİYETİNİZ

Erkek : 1 puan
Kadın : 0 puan

KADINLAR İÇİN SORU

3) DAHA ÖNCE GEBELİKTE ‘GEBELİK ŞEKERİ’ TANISI ALDINIZ MI?

Evet : 1 puan

Hayır : 0 puan

4) ANNE BABA YA DA KARDEŞLERİNİZ ARASINDA DİYABETİ OLAN VAR MI?

Evet : 1 puan

Hayır : 0 puan

5) HİPERTANSİYONUNUZ VAR MI?

Evet : 1 puan

Hayır : 0 puan

6) FİZİKSEL OLARAK AKTİF MİSİNİZ?

Evet : 0 puan

Hayır :1 puan

7) VÜCUT KİTLE İNDEKSİNİZ

≤ 24.9 : 0 puan

25.0 – 29.9 : 1 puan

30 – 39.9 : 2 puan

≥ 40 : 3 puan

*Vücut kitle indeksi (VKİ) kg cinsinden vücut ağırlığının metre cinsinden boyun karesine bölünmesi suretiyle hesaplanır [Vücut kitle indeksi = Vücut ağırlığı (kg) / boy (m)2]

DEĞERLENDİRME
Uygulanan test sonrası toplam puanın 5 veya daha fazla olması tip 2 diyabet riskinizin artmış olduğu anlamına gelir. Bu durumda yüksek diyabet riskiniz olması açısından değerlendirme için doktorunuza başvurmanız önerilir.Kaynak.7gunsaglik.com.,

Diyabet Birçok Organda Tahribat Yapıyor

Vücudun çoğu bölgesinde tahribata yol açan diyabet hastalığı ayakları da vuruyor. Yaralanma, yanık, iltihaplanma gibi belirtileri ve sonuçları olabiliyor..


Vücudun ağırlığını taşıyan ayaklar diyabet hastalığında daha fazla risk altında. Diyabet hastalarında gelişebilen nöropati ayaklarda yaralanmaya, yanığa, tahrişe ve iltihaplanmaya yol açıyor.

Tırnakların derin kesilmesi, nasırların kesici aletlerle alınmaya çalışılması, ince ve hassas derinin ponza taşı ile temizlenmeye çalışılması ciddi yaralanmalara yol açacağından ayak bakım uzmanlarından yardım almakta fayda var. Ayak sağlığı merkezlerinde uzmanlar tarafından diyabet hastalarına yapılacak bakımlar şöyle özetlenebilir:

• Ayak tırnakları diyabet hastaları için özel olarak tasarlanmış tırnak makası ile kesiliyor,
• Ayakta ve tabanda oluşan nasırlar, keratin tabakalar podiatri cihazı ve özel frezler yardımıyla temizleniyor. Özel kremler ile hassas deri koruma altına alınıyor,
• Basış bozukluğu ya da kemik deformiteleri mevcut ise ihtiyaç görülen tabanlık ya da destek malzemesi önerisinde bulunuluyor,
• Ayakta su kabarcıkları, renk değişikliği ya da kaşıntı durumunda hasta doktora yönlendiriliyor.

DİYABET HASTASI KİŞİSEL BAKIMDA NELERE DİKKAT ETMELİ?

• Ayak temizliğinize özen gösterin. Ayaklarınızı her gün ılık su ile ve cildinizi tahriş etmeyecek bir sabun ile yıkayın.
• Yumuşak beyaz bir havlu ile parmak araları başta olmak üzere ayağınızı iyice kurutun. (Herhangi bir kanamanın farkına varabilmek için beyaz havlu kullanı.)
• İyi bir nemlendirici ile (parmak aralarınız hariç) ayaklarınızı koruma altına alın. Parmak aralarına sürülen krem o bölgede mantar enfeksiyonuna neden olabilir.
• Dikişsiz, yüzde yüz pamuk ve mümkünse gümüş içerikli çorap tercih edin ve her gün çoraplarınızı değiştirin.
• Yumuşak deri, önü geniş ve rahat ayakkabılar tercih edin. Ayakkabı ayağınızı sıkmamalı, parmaklarınız içeride rahat hareket etmeli. Ayakkabınızı giymeden önce mutlaka içini kontrol edin (taş vb. şeyler açısından.) Önü açık terlik ya da sandalet tercih etmeyin.

Referans.7gunsaglik.com.tr

Yemekten Sonra Kısa Yürüyüşler Diyabet Riskini Azaltıyor

Diyabet riskinden korunmak ve iyileşmek için yemeklerden sonra yürümek oldukça etkili.

Her yemekten sonra 15 dakikalık kısa bir yürüyüş kan şekeri düzeyini azaltacaktır. Özellikle yaşlılarda diyabet riskini azaltacaktır. Kan şekeri düzeylerini kontrol etmek adına sabah ve akşam yemeklerinden sonra 45 dakika yürüyüş sağlıklı olacaktır. Yemek sonrası yürüyüşler glukoz seviyesini düşürmeye yardımcı bir egzersizdir.

Yaşlılarda diyabet riski yüksektir. İnsülin üretimi azaltılır kan şekeri düzeyi yükselir. Özellikle yemekten sonra yatmak bu durumu tetikler. Vücut insülin üretemez ve yeterli bir şekilde kullanamaz. Tip 2 diyabet için bu durum risklidir. Hareketsiz kişilerde diyabet sıkça görülür. Yürüyüş yapanlarda ise az rastlanır.

Kan şekeri kontrolünü egzersizler kontrol eder. Dört haftada 3 farklı egzersiz uygulanmış 48 saatte egzersiz yapılan ve yapılmayan günlere bakılmıştır. Vücut kitle endeksleri 30un üzerinde olan kilolu kişiler koşu bandında yürütülmüştür. Yemeklerden sonra egzersiz yapan bu kişilerin kan şekeri düzeyleri düşük çıkmıştır. En iyisi sabah 45 dakikalık yürüyüşlerdir. İlk 30 dakika yemeklerin sindirilmesi için gereklidir.

Kan akışından glikozu şekeri temizlemek için 45 dakika alt limittir. Pankreas ve bazı kasların şekeri yok etmesi için bu gereklidir. İnsülin salgılamasına ihtiyacı vardır. Metabolizma dengesi için de egzersiz önemlidir. Kısa yürüyüşler zamanlama da uygunsa harika sonuçlar verecektir. Spor bir reçeten değildir, diyabeti ve obeziteyi önler sağlıklı olmayı sağlar.

Referans.7gunsaglik.com.tr

Wilson Rahatsızlığı İle İlgili Bilgiler

Wilson rahatsızlığı karaciğerde, beyin ve diğer önemli organlarda aşırı bakır birikmesi ile karakterize edilen kalıtsal bir rahatsızlıktır. Bakır sinir, kemik, kolojen ve melanin gelişiminde önemli bir rol oynar. Wilson hastalarında vücuttaki bakır gerektiği şekilde atılmaz ve önemli organlarda birikme yapar. Rahatsızlık tedavi edilmemesi halinde ölümcül olabilir. Bununla birlikte erken teşhis ve tedavi halinde Wilson hastaları normal yaşamlarını sürdürebilirler.

Rahatsızlığın belirtileri çoğu zaman başka rahatsızlıkların belirtileri ile karıştırılır. Belirtiler bakırın birikme gösterdiği organa bağlı olarak değişiklik gösterir. Genel belirtiler arasında sakarlık, depresyon, konuşma, yutkunma ve yürümede güçlük, vücutta kolay morarma, yorgunluk, titreme, eklem ağrısı, iştah kaybı, kol ve bacaklarda şişme, cilt ve gözlerde sararma, mide bulantısı ve ciltte kızarıklık bulunmaktadır.

Rahatsızlığın nedeni genetik mutasyondur. Rahatsızlık bazı ciddi komplikasyonların ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu komplikasyonlar arasında karaciğer yemezliği, siroz, karaciğer kanseri ve bazı nörolojik sorunlar yer alır. Rahatsızlığın teşhisi için bazı kan testleri, beyin tomografileri, göz incelemeleri ve genetik testler uygulanır.

Rahatsızlığın tedavisinde amaç vücuttaki fazla biriken bakırı atmaktır. Bunun için bazı ilaç tedavileri uygulanır. Eğer karaciğere zarar gelmişse karaciğer nakli gerekli olabilir. Bu nedenle rahatsızlığın erken teşhisi kişinin yaşamı için büyük önem taşımaktadır.

Referans.7gunsaglik.com.tr
X