Bel


Yüz insandan sekseninin ömründe en az bir kere bel ağrısı çektiği bilinmektedir. Özellikle oturarak çalışma ve hareket azlığı beraberinde bel kaslarında problem oluşturmakta, ani bir takım zorlamalarda bel ağrılarına yol açmaktadır.

Bel ağrılarının çoğu mekanik ağrı denen basit kas problemlerine ait ağrılardır. Bu tür problemlerin tedavisinde oturma ve eğilip kalkmaya yönelik bel eğitimi, düzenli yapılan egzersizler problemi çözer. Kaynak..,

Kolon Kanseri Taramaları Nasıl İşler?

Kolon kanserinde erken teşhis hayat kurtarır, bu nedenle kolon kanseri taramalarına önem vermek gerekir.

50 ila 75 yaş arasındaki kişiler bu taramalara önem vermeli. Yaklaşık 2/3 hastanın hayatı bu taramalarla kurtuluyor. Ne yazık ki, bu bilinç toplumda olmadığından kolon veya rektal kanserinden yaşanan ölümler de artıyor. Oysa ki, kolorektal taramaları zamanında yaptıran hastalar kanser veya diğer hastalıkların teşhisinde ve tedavisinde bir adım önde olur.

Erkek ve kadınlar için en riskli ikinci kanser türü olan kolon kanseri ciddidir. Sigara içmeseniz bile sizi bulabilir. CDC taraması ve gerekli testler doktorlar tarafından şüpheli durumlarda uygulanır. Gizli kan testi, dışkı testi, immünokimyasal test, esnek sigmoidoskopi, kolonoskopi gibi tarama ve testler mevcut.

Kolonoskopi 10 yılda bir, kan ve dışkı hariç diğer testler 5 yılda bir, kan testleri ise senede bir yapılmalıdır. Bazı durumlarda kolonoskopi teşhis açısından en idealidir. İnflamatuar hastalıklarda, kanserde, aile öyküsü olanlarda taramalar aksatılmamalıdır. Ülkelere ve gelişmişlik düzeylerine göre insanlar bilinçli ise bu taramaları zamanı gelince yaptırıyor ve hayat kurtarmada  şanslı oluyorlar.
Kaynak.7gunsaglik

Gizli Şekerin Belirtileri ve Yapılması Gerekenler

Şeker hastalığı gerçekten zor bir süreçtir.Bazı durumlarda tedavisi mümkün, bazı zamanlarda gerçekten insanın günlük hayatını çok etkiler.
Gizli şekerin belirtileri aşağıda maddeler halinde sizlere verilmiştir.Şayet bu bulgular sizde varsa ve şeker hastası olduğunuzdan şüpeleniyorsanız muhakkak doktora başvurmanız gereklidir.

Gizli şekerin en önemli belirtilerinden biri, açlık şekerin normal ancak tokluk şekerin anormal olmasıdır.
Gizli şekerde kilo alma ya da tam tersi zayıflama görülür.
Tatlı krizleri başlar.
Açlık hissi uyanır.
Sıkça terleme.
Halsizlik, yorgunluk ve bitkinlik.
Ruh bulanımları.
Aşırı su içme.
Ağızda kuruluk hissi.
Sık sık idrara gitme.Kaynak.7gunsaglik.com.,

Duramater Altı Kanama

Belirtiler:
- Bir kafa yaralanmasından sonra sürekli veya gelip giden başağrısı uyuklama nöbetleri ve şuur bulanıklığı gibi durumlar.
- Vücudun bir yanında kısmi felç.
- Düşünmede yavaşlama veya kişilikte değişmeler.
Acil Belirtiler:
- Bir kafa yaralanmasından sonra ihtilaçlar, dalgınlık hali (çevreye karşı ilginin azalması) veya bilinç kaybı.
- Göz bebeklerinin büyümesi.

Duramater altı kanamaya kafadaki bir yaralanma neden olur. Bu durum bir kaza sonucu meydana gelebileceği gibi, başınızı vurmak gibi önemsiz bir olayın sonrasında da oluşabilir. Kanama, kan damarları (genellikle toplardamarlar) beyin ile duramater arasında yırtıldığı zaman olur, duramater, beyni kaplayan tabakalardan en dışta olanıdır. Sızan kan, beyin dokusunu sıkıştıran bir kitle (hemotom) oluşturur. Eğer hemotom büyümeye devam ederse, ilerleyen ve ölümle sonuçlanabilecek olan bilinç kaybı görülür.

Yaralanma ile, başağrısı, şuur bulanıklığı, felç ve bilinç kaybı gibi semptomların ortaya çıkması arasında geçen süre farklılık gösterebilir. Eğer bu ara 48 saatten kısaysa, hematom akut sayılır 48 saatle 2 hafta arasında subakut ve 2 haftadan fazlaysa kronik kabul edilir. Kronik duramater altı hematom durumu görülme ihtimali en fazla bebeklerde ve yaşlılarda vardır ve buna sebep olan yaralanma hatırlanmayabilir.Kaynak..,

Büyük Yalanlar

Gerçekle yüzleşmemek için kendinizi kandırıyor olabilir misiniz? İşte insanın kendine söylediği 12 büyük yalan…
 
Gerçeklerle yüzleşmekten korktuğunuz için kendi kendinizi kandırıyor olabilir misiniz? İşte 12 büyük yalan…  

“Her şey güzel olacak”
Kilo verirsem…üniversiteyi kazanırsam… bir sevgili bulursam… bu cümlelerin sonuna onlarca şey eklenebilir. Ama mutluluğu ertelemek ve bir şeylere bağlamak ne derece doğru sizce? Yaşadığınız anın tadını çıkarmayı öğrenmeli ve pembe yalanlardan vazgeçmelisiniz!

‘Kimsenin beni onaylamasına ihtiyacım yok’
En ufak bir eleştiri ile karşılaştığında hemen bu yalana mı sığınıyorsunuz?Herkesin onaylanmaya  takdir görmeye ihtiyacı vardır. Kimseye danışmadan, sürekli kendi bildiklerini yapan bir insan kendisini geliştiremez.

“Beni seviyor ama bağlanmaktan korkuyor”
Aşkın gözü kördür diye boşuna dememişler. Sen de bu yalanla kendini avutuyorsan, şu gerçeği size üzülerek hatırlatalım. Gerçekten seven bir erkek bağlanmaktan korkmaz. Hem gelecekte sizinle olmak konusunda tereddütleri olan birisiyle neden birliktesiniz ki? İlişkinizi gözden geçirseniz hiç de fena olmaz.

“Biraz bronzlaşmaktan zarar gelmez”
Evet biliyoruz bronz bir ten harika duruyor. Ama cilt kırışıklıkları ve bazı kanser türleri açısından güneşin zararları artık kanıtlandı. Siz de kendinizi kandırmayın ve güzelleşeceğim diye sağlığınızı riske atmayın!

“Yalan söylediğimi kimse anlamaz”
Başkalarının size yalan söylemesi hoşunuza gider miydi? Onların bunu anlamayacağını düşünseniz bile, kendinize olan saygıyı yitirmemek için her zaman doğruyu söylemelisiniz. İçinde bulunduğunuz zor durumdan kurtulmak için söylenilen yalan geçici bir çözümden başka yarar sağlamaz .

“Tabii ki gelirim”
Size yapılan her teklife  “tabii ki” gelirim deyip buluşma günü geldiğinde yeni bir yalan uydurmak zorunda mı kalıyorsunuz? Öyleyse neden en başından “kusura bakmayın başka bir planım var” demiyorsun?

“Hayır diyemiyorum”
İşte koca bir yalan daha! İnsanları kırmamak adına onların her istediklerini kabul etmek yerine biraz pratik yapmalısınız. Şimdi bir kağıt ve kalem alıp hayır diyememe nedenlerinizi yazın bir kenara. Sonrada cesaretinizi toplamak için neler yapabileceğinizi düşünün…

“Çok şanssızım”
Bu yalan talihinizi kapatmaktan başka bir işe yaramıyor. Çünkü şansa fazlaca inanmak, bir süre sonra kişinin kendine olan inancını azaltabiliyor.

“Bağımlı değilim”
Sigara, alışveriş,dedikodu… kötü alışkanlıklarınızın olduğunu biliyor ama bunlardan bir türlü vazgeçemiyorsanız, “istediğim zaman bırakabilirim” yalanını kendinize söylüyor olabilirsiniz.

“Güzel olsaydım her şey daha kolay olabilirdi”

Fiziksel açıdan güzel olan insanların hayatlarında her şey yolunda mı sanıyorsunuz? Aksine onların çok daha fazla sıkıntısı var. Kendisine her yaklaşana şüpheyle bakmak ve kimseye güvenememek de başlıca sorunları. Sahip olduğunuz güzelliklerin değerini bilin..Kaynak. ., 

Stres, Depresyon Gebeliği Engelliyor

Oxford Üniversitesinden araştırmacılar, doğal yollardan hamile kalmayı planlayan kadınların stres hormonlarını ölçtüler ve aşırı stresin hamile kalma olasılığını düşürdüğünü tespit ettiler. Şimdiye kadar bu konuda bilgiler olmasına karşın, doğrudan bilimsel kanıtın bulunması zordu. Araştırma, ABD’de Eunice Kennedy Shriver İnsan Gelişimi ve Ulusal Çocuk Sağlığı Merkeziyle ortaklaşa olarak sigara, alkol ve kafeinin hamile kalma olasılığı üzerindeki etkilerinin araştırıldığı çalışmanın bir parçası olarak yürütüldü. Sonuçları "Fertility and Sterility" dergisinde yayınlanan araştırma, hamile kalmayı planlayan 18-40 yaşlarındaki sağlıklı 274 kadınla yapıldı. Yaş, obezite, alkol ve sigara kullanımının hamile kalma olasılığını etkilediği bilinirken, uzmanlar stresin hamileliğe etkisiyle ilgili açık bir bulguya rastlamamışlardı.

Araştırmacılar, rahatlamanın çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere yardımcı olabileceğini, konuyla ilgili daha çok araştırma yapılması gerektiğini belirttiler. Araştırmada kadınların salyasında, stres hormonu olarak bilinen, heyecan, korku ve sinirlilik anlarında ortaya çıkan adrenalin ve kronik strese bağlı kortizol hormonunun seviyeleri ölçüldü. Adrenalin seviyesi yumurtlama döneminde en yüksek olan kadınların hamile kalma olasılığının, seviyenin en düşük olduğu kadınlara göre yüzde 12 daha düşük olduğu, ancak kortizol hormonunun duruma bir etkisinin olmadığı ortaya çıktı.

img17

YOGA RAHATLATABİLİR

Bulguların bebek istenilen dönemde çiftlerin olabildiğince rahat olmaları gerektiği tezini destekler nitelikte olduğunu açıklayan Oxford Üniversitesinden Dr. Cecilia Pyper, çalışmalarının sağlıklı bayanlarda hamile kalmayı etkileyen nedenlerin daha iyi anlaşılmasını amaçladığını söyledi. Cecilia Pyper konuyla ilgili olarak, "Bu, stresin biyolojik ölçümünün, hamile kalma olasılığıyla ilişkisini ortaya çıkarmak amacıyla yapılan ilk araştırma. Bazı vakalarda rahatlama teknikleri, danışmanlık hizmetleri hatta yoga ve meditasyon gibi rahatlatıcı yöntemler bile yardımcı olabilir" dedi.
Referans.7gunsaglik.com.tr

Gırtlak Kanseri Belirtileri ve Tedavisi

Öksürük, ses kısıklığı, yutma güçlüğü, kulak ağrısı, boğazda yumur ya da yara, boğaz ağrısı, kilo kaybı gibi belirtilerle ortaya çıkar.

Bu belirtileren biri görüldüğünde doktora gidilmelidir. Boğaz kanserinin tedavi seçenekleri şunlardır. Doktorunuz öncelikle belirtilerin gerçekten boğaz kanseri işareti olup olmadığına bakar. İlgili hücre tipi, kişisel tercihler ve genel sağlık durumuna göre durum değişir. Radyasyon tedavisinde; kanser hücrelerine X ışını radyo dalgaları uygulanır.

Yüksek enerjili ışınlar ölüme neden olan tümörleri yok eder. Büyük bir makine içinde uygulanır vücuda radyoaktif makine ve cihazlar bağlanır. Erken evrede en etkin tedavidir. İleriki evrelerde kemoterapi ile birlikte verilir. Cerrahide; erken evrede gırtlak boğaz ve ses telleri endoskopi yapılır ve sorun onarılır. Özel aletler ve lazer kullanılır. Kazma, kesme, buharlaştırma yapılabilir.

Larenjektomide; ses kutusu tamamen alınabilir. Normal nefes alma yeteneği korunur, konuşma yeteneği korunamayabilir.
Kemoterapide; kimyasallar ile tümörler yok edilir. İlaçların yan etkileri vardır.
Hedefli ilaç tedavisinde; sağlıklı hücreler de zarar görerek tümörler hedef alınır.
Rehabilitasyonda; yeme ve konuşma becerileri kazandırılır. Boyunda sertlik, ağrı, yutma güçlüğü ve konuşma problemleri tedavi edilir.
Kaynak.7gunsaglik

Erkeklerde Kas Yapmaya Yarayan Hareketler

Düşündüğünüzden daha kısa sürede muhteşem kol ve vücut kaslarına sahip olabilirsiniz.

Düzenli ağırlık çalışması buna yetecektir. Doğru hamleyle haftada 2-3 kez egzersiz yaparak mükemmel kaslara sahip olun. Aktif olmayanlar spora başlamadan önce doktorlarına danışmalıdır. Kol ve pazı geliştirmenin yolu ağırlıktan geçer.

Dış uyluk kısımlarını geliştiren şekilde dışa dönük olarak dambılları elinize alın. Nefes alın ve dirseklerinizi bükün. Omuzlara ulaşana kadar halteri veya dambılları kaldırın. Yavaşça nefes vererek indirin. Avuç içleri dışa bakacak şekilde aşağı doğru kollarınızı tutun, kolları üst göğüs yanlarına doğru çekin dirsekler yere paralel olmalı.

Kollar düz bir şekilde aşağı doğru itilir kilitlenmeden düz bir şekilde geriye dönülür. Bir süre beklenip başlangıç noktasına dönülür. Yanal kasları geliştirmek omuz genişliğine çalışmak için, belin de dar görünmesi önemlidir. Omuzdan geniş bir çubuğu kavrayın.

Arkanıza yaslanın, oturarak çubuğu üst göğse kadar kaldırın. Hareketi kontrol edin yine aynı şekilde başa dönüp tekrar edin. Dambıllarla yattığınız yerden kolları bükmeden havaya kaldırıp yanlara açıp ortada birleştirme hareketini yapın.

Bacak sıkıştırma aletleri bacak kaslarını hedef alan ideal hareketlerdir. Halteri sırtınızda ensenizde tutarak çömelme hareketini yapın ve kaslarınızı sıkarak yapın. Step de yararlı olacaktır. Bunun yanında protein ağırlıklı beslenin. Tam tahıllı gıdalara ve doğal besinlere yönelin. Bol sıvı tüketin ve egzersizden vaz geçmeyin..Kaynak. .,

Akciğer Kanseri Süreci ve Önlemleri

Yıllarca sigara içmek akciğer kanserinin ilk ve en önemli sebebi. Sigarayı bırakmak için hiçbir zaman geç değildir.

Böylece dolaşım fonksiyonları normale döner akciğer sağlığını kazanmaya başlar. Kanser riski da zamanla azalır. Bıraktıktan 10 yıl sonra akciğer kanseri riski yarı yarıya azalmış olur. Light sigaralar ve az sigara içmek de tabii ki çok içmeye göre daha az kansere neden olur. Derin nefesle içe çekilen dumanlar kanser sebebidir. Katran ve zifir içeren tütün ürünleri esrar benzeri maddeler akciğerleri yıpratır. Antioksidan takviyeleri meyve sebze ağırlıklı sağlıklı beslenmek kansere karşı koruyucu olabilir.

Bazı beta karoten içerikli takviyeleri almadan önce doktorunuza danışın kimi hastalarda ters etki yapabilir. Sigara ve puro akciğer kanseri yanında ağız, boğaz, yemek borusu kanserlerinin de sebebidir. Kalp ve akciğer hastalık riskini artırır. Puro daha fazla zehirlidir. Sigara dumanı radon aldı radyoaktif bir kokusuz gaz da içerir. Kaya ve topraktan ev ve binalara yayılır. İl sağlık merkezi aranmalı ve çevre konut gaz temizliği ve taraması yaptırılmalıdır. Akciğer kanseri tanısı konan bir kişi sigaranın etkisiz olduğunu düşünerek bırakmaz. Bu çok yanlıştır kanser bile olsanız sigarayı bırakmak iyileşmeye yardım edecektir. Düzenli egzersiz ise bu riski %20 azaltır. Açık hava kirliliği ve sigara gibi etkenlerden uzak durulmalıdır.
Kaynak.7gunsaglik

Tip 1 Diyabet İçin Özel Bir Diyet Var mı?

Bazı besinler tip 1 diyabet için oldukça faydalı ve insülin üretimini teşvik ediyor.

Omega 3 yağ asitleri ve amino asitler insülin ihtiyacımızla örtüşüyor. Bu tip gıdalarla beslenmek daha fazla insülin almamıza gerek bırakmıyor. Şeker kontrolünü geliştirmek için C-peptid seviyeleriniz de olumlu anlamda etkiliyor.

Carolina Üniversitesi’nde beslenme bölümü beslenme ve tıp profesörü ve geçici başkanı Chapel Hill tip 1 diyabetli çocuklarda beslenmenin önemli olduğunu bildirdi.

Lösin içeren gıdalar süt ürünleri, et, soya ürünleri, yumurta, fındık ve kepekli gıdalardır. Omega 3 ise somon gibi balıklarda bulunur.

Tip 1 diyabette, vücudun bağışıklık sistemine saldırılar olur, otoimmün bir hastalık olduğuna inanılan ve sonunda pankreas insülin üreten beta hücrelerinin yok edilmesiyle sonuçlanır.

Beyinde yakıt olarak kullanılan karbonhidrat ve glikozlar insülin şekeriyle kontrol edilir.

Kan örnekleri, D vitamini ve yağ asitleri için analiz ve testler yapılır ve şeker kontrollerine bakılır. Tip 1 diyabette dengeli beslenmek ve önerilenleri uygulamak önemlidir..Kaynak. .,

Çocuklarda Anemi Belirtileri

Anemi hafif derecede seyrediyor ise çocukta herhangi bir bir belirti göstermeyebilir. Ancak bu konun ile ilgili yapılan laboratuar çalışmaları neticesinde kolaylıkla teşhis edilebilir. Eğer çocuktaki  kansızlık düzeyi fazla ise renginde solukluk, baş ağrısı,  çarpıntı, huzursuzluk, halsizlik, çabuk yorulma ve iştahsızlık gibi bulgular belirgin bir şekilde görülebilir.

Pika adı da verilen toprak yeme arzusu, buz, kağıt gibi normalde yenmemesi gereken şeylerin yenilmesi demir eksikliği anemisinin bir sonucu olarak karşımıza cıkmaktadır. Uzun süren demir eksikliği ptoblemlerinde tırnakların tıpkı kaşığa benzer şekilde iç kısma doğru çökmesi, ağız kenarlarında çatlamaların oluşması, dil yüzeyinin düzleşmesi,  ve yutkunma güçlüğünün yasanması gibi probkemler daha ziyade  çok yetişkin hastalarda rastlanan durumlardır.

Demir eksikliği problemi bulunan çocuklarda oturma, emekleme ve yürüme gibi motor becerilerde gecikme, davranış bozuklukları, öğrenmede güçlüğü çekme ve bağışıklık sisteminin azalmasına baglınolarak enfeksiyonlara yatkınlık gibi problemler gözlenmektedir. Tüm bunlarla birlikte özellikle süt çocukluğu döneminde demir eksikliği mevcutsa, bebek ağlarken katılma nöbetleri gözlenebilir. Eğer cocukta meydana gelen kansızlık ebeveynler tarafından fark edilmeden uzun süre bu şekilde devam ederse kalp yetmezliği meydana gelebilir. Çocuk bu durumda nefes alıp vermede güçlük, yoğun derecede halsizlik gibi olumsuzluklara maruz kalabilir.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Hangi Yiyecekler Boy Uzatıyor?

Süt
Kalsiyum, büyüme açısından cok önemli bir mineral kaynağıdır. Bu anlamda da süt, son derece mükemmel bir kalsiyum deposunolma özelliğine sahiptir.
Bunun yanı sıra kalsiyumun vücutta tutulmasını sağlayan A vitamini ve hücrelerin büyümesini sağlayan protein de ihtiva etmektedir. Süt, kolayca sindirilebilen bir besin olup proteinlerin en üst düzeyde özümlenmesini sağlamaktadır. Kaymağı alınmlan süt yağ içermez ve % 100 protein kaynağıdır. Özellikle büyüme çağında olan çocuklara herbgün düzenli olarak en azından 2-3 bardak süt içirilmelidir.

Süt Ürünleri
Sütün yanı sıra, süt ürünleri de boyun uzaması açısından son derece önemlidir. Özellikle peynir ve yoğurt A, B, D ve E vitaminleri yönünden son derece  zengindir ve aynı zamanda protein ve kalsiyum da içermekyedirler. D vitamini ve kalsiyum büyüme açısından çok önemli olduğundan dolayı eksikliği halinde boyun uzaması olumsuz etkilenencektir. Kalsiyum tüketimi özellikle eegenlik çağında çok gereklidir.

Tavuk
Tavuk hayvansal gıdalar arasında en zengin protein içeriğine sahip ialan kaynaklarındandır. Kas ve dokuların gelişimi için oldukça yüksek düzeyde protein içermektedir.

Kırmızı Et
Kırmızı et de önemli bir protein kaynağıdır ancak kolesterol düzeyini artırıcı etki gösteren yağlar da içerisinde yer almaktadır..
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

2 Yaş Sendromu Nedir?

Yalnızca emme refleksi.ile doğan o küçücük bebeğiniz büyüdü ve görüp işittiği ve hatta kokladığı tüm nesneleri merak etti.

Çevresindeki bu nesnelere ulaşıp onların ne olduklarına yönelik fikir edinmek için engellemeye, sonra da yürümeye başladı. Onun için daha çom yeni olan hayat, çok heyecanlı bir sürece döndü ve merak ettiği her şeyi eline almak, tatmak için can atar oldu. Ancak siz de bir anne olarak en değerli varlığınızı koruma içgüdüsüyle onun erişmek için büyük çaba harcadığı şeylere olumsuz yanıt verdiğinizde büyük bir tepkiyle size karşı koyduğuna sık sık şahit olabilirsiniz. Hatta çocuklar yaşadıkları bu sinir haliyle kendilerini yere atıp başını bir yerlere vurabilirler.

2 yaş; ebeveynler ve evin geri kalan bireyleri için son derece için zorlu bir dönemdir ve bu dönemde özellikle de anne babaların bilmesi gereken durum şudur ki o artık her şeyde size muhtaç olan bebeğiniz değil, tam tersi hayatın nasıl bir yer olduğunu tek başına çözmeye çalışan bir bireydir.

Bahse konu bu dönem çocuğun kendisini önce ailesine daha sonra da çevreye büyüdüğünü kanıtladığı bir dönemdir ve anne babalar için son derece zorlu bir süreçtir. Çocukların gösterdiği bu bağımsızlık döneminde çocuk kendi koyduğu kuralların geçerli olmasını ister ve aynı zamanda var olan her şeyin kendine ait olduğunu hisseder. Bu, son derece olağan bir süreçtir.
Çocuğunuz için son derece kritik olan bu süreç için bilmeniz gereken şey sizi ne kadar sinirlendirip yıpratsa da bu durumun geçici olduğu ve sabırlı olmanızın büyük önem arz etmesidir.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com
X