Tükürükle Gelen Kan Neye İşarettir?

Halk arasında kan tükürmek, tükürükte kan bulunması gibi durumlar ile isimler ile adlandırılan bu rahatsızlık çeşidi; tıp dilinde ki ismi ile ise ; ‘’ hemoptizi ‘’ olarak bilinir ve adlandırılır.
Toplumumuzda, kan gelmesi ile beraber seyir eden rahatsızlık ve hastalık türleri bazen önemsiz dahi olsa, neden se hep daha ciddi daha önemsenen hastalıklar yerini alıyorlar.
Kan tükürmek bazı zamanlarda oldukça önemli oldukça ciddi hastalıkların habercisi ve belirtisi olabilir iken, bazı zamanlar da ise sadece çok basit diş eti kanamalarından kaynaklı olabilen bir rahatsızlık türüdür.
Bu yüzdendir ki diğer tüm hastalıklarda da olduğu kadarı ile kan tükürme rahatsızlığının da en önemli etkeni en önemli unsuru kan tükürmenin nedenini doğru araştırmak yani doğru teşhistir.
Konulan teşhise göre tedavi, erken teşhis hayat kurtarır unutmayalım.
Kan tükürmenin bir çok nedeni bir çok sebebi olabilir. Ancak başlıca sebepleri sayacak ve sıralayacak olur isek şu şekilde saymak mümkündür ;
·        Kanser ( özellikle de akciğer kanseri ) ,
·        Bronşit,
·        Verem,
·        Zatürre,
·        Mitral darlığı ve zorluğu  gibi nedenlerden dolayı hastanın tükürüğünde kan bulunması meydana gelebilir.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Kanser Nedir Nasıl Tedavi Edilir?

Şüphesiz ki hepimizin adını bile söylemekten çekindiği, sakındığı korktuğu en zor hastalık süreçlerinden hastalık türlerinden bir tanesi de ‘’ kanser hastalığı ‘’.

Eskiden çok seyrek olarak görülen bu hastalık ne yazık ki günümüzde 7 ‘ den 70 ‘ e kadar herkeste her yaşta sıklık ile karşımıza çıkabilen, kadın erkek ayırmaksızın, cinsiyet fark etmeksizin karşımıza çıkan, o söylemeye çekindiğimiz ismini dahi sık sık duymaya alıştığımız bir hastalık çeşidi oldu maalesef.
Peki, nedir bu kanser? Kanser; vücut içerisinde yer alan normal olmayan yani anormal hücrelerin kendi kendine kontrolsüzce çoğalıp üremesi ve vücuda ya da her hangi bir organa yayılması ile kendini gösteren ve meydana gelen bir hastalık çeşididir.
Ya da halk arasında daha anlaşılabilir bil dil ile açıklayacak olur isek; vücutta her hangi bir yerde, bir organda meydana gelen kötü huylu tümörlerin neden olduğu rahatsızlığa kanser adı verilir.
Kanserin asıl nedeni tam olarak bilinmese dahi şu etmenlerin kanserin üstünde ciddi etkileri olduğu araştırılmış ve belirlenmiştir.
İşte o nedenler;
·         Sigara tüketimi,
·         Alkol kullanımı gibi zararlı alışkanlıklar,
·         Ayrıca hava kirliliği gibi nedenler de kansere zemin hazırlayabilecek unsurlardır.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Ülkemizde Görülen Kanser Oranları

Kanser hastalığının birçok sebebi birçok nedeni ve bir çok çeşidi olabilir.
Verdiği belirtiye, bulaştığı ve bulunduğu organa ve de bölgeye göre de kanser çeşitleri değişebilir ve farklılık gösterebilir. E tabi bunun sonucunda da uygulanan tedaviler de farklılık gösterebilmektedir.
Kanser tedavisi denince ilk akla gelen çoğu zaman kemoterapi, radyoterapi ve de ilaçla tedavi gibi tedavi şekilleridir. Ancak hastalığın yani kanserin çeşidine göre tedavi şekillerinde de ya da kanserin evresine göre de tedavi şekilleri farklılık gösterebilir.
Ülkemizde yapılan araştırmalara göre kanser çeşitleri ve görülme sıklıkları yüzdelik oranlar üzerinden şu şekilde saptanmış ve tarafımıza bildirilmiştir ;

·        Erkeksi uzuvlarda ; % 10 ,
·        Göğüste yani bayanlarda meme kanseri oranı ; % 14 ,
·        Sindirim sisteminde ; % 25 ,
·        Beyinde ; % 1
·        Omurilikte % 1
·        Karaciğer de ; % 3 ,
·        Safra kesesinde ; % 3 ,
·        Diğer organlarda ; % 8  gibi oranlarda  kanser hücreleri görülebilir. Bu yapılan araştırmalara göre; en çok meme, mide, kolon , akciğer gibi organlarda kanser görülme riski daha yüksektir.
Unutmayalım kanser değil, geç teşhis edilmesi korkutucudur, erken teşhis hayat kurtarır.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Gebelik Sürecinde Havuç Tüketmenin Yararları

Havuç herkes için faydalı bir sebze fakat hamileler için ayrı bir özelliği var.

Hamilelikte alınan vitaminlerin, bebeğin gelişimini etkiler, bu vitaminlerin doğal yollardan alınmasını daha yararlıdır. Bizim ülkemiz için ise vitamin desteği genelde gereksizdir. Birçok sebze ve meyve günlük ihtiyaçtan çok daha fazla vitamin içerir. Vitaminin fazlası yarar değil zarar verir bu yüzden bir uzmana danışarak vitamin kullanmalısınız. Fazla D vitamini yenidoğanda kalsiyum fazlalığına ve buna bağlı ciddi sorunlara yol açar. A vitamininin ise yağda eriyen bir vitamin olduğu için aşırı alınması durumunda vücutta depolanır, bu da bebekte bel kemiği açıklıkları, kemik sakatlıkları, ve idrar yolu bozukluklarına yol açabilmektedir.

A ViTAMiNi
Sizin ve bebeğinizin tüm vücut dokularının ve hücrelerinin sağlığına ve büyümesine katkıda bulunur. Gebeliğiniz süresince normal düzeyde A vitamini sağlamaktadır. Fazla tüketilmesi ise vücutta depolanmasına ve bebeğin zarar görmesine yol açabilir. A vitamini en çok havuç, ıspanak, süt, tereyağı, lahana ve biberde bulunur.

C ViTAMiNi
Yeterli C vitamini gebelik süresince gereksinimi yaklaşık iki katına çıkan demirin emilimine yardımcı olduğu için önemlidir. Yaklaşık 1 kupa taze sıkılmış portakal suyu günlük gereksiniminizin yeterli düzeyde karşılamaktadır. C Vitamini en çok çilek, kivi, limon maydanoz ve brokolide bulunur.

D VİTAMİNİ
Yeterli düzeyde D vitamini alımına gebelik süresince ihtiyacınız vardır. Deriniz güneş ışığı ile temas ettiğinde vücudunuz yeterince D vitamini üretir. D vitamini en çok süt ve süt ürünleri, sardalya, somon, uskumru, ton balığı ve yumurta sarısında vardır.

DEMiR
Demir eksikliğiyle doğan bebekte meme emmeme ve büyümede yavaşlama meydana gelebilir. Demiri besinlerden almak çok kilo yapabileceği için demir tedavisi önerilir. Demirden zengin gıdalar; kırmızı et, yumurta sarısı, badem, kuru meyveler, mercimek, fındık, dereotu ve ıspanaktır.

KALSiYUM
Kemik ve diş gelişimi ayrıca kas dokularının kasılma fonksiyonunun sağlanmasında ve kan pıhtılaşmasında kalsiyum minerali önemli rol oynar. Günde en az 1-2 bardak süt veya süt ürünlerine yer vermek gerekmektedir. En fazla kalsiyum içeren besinler, süt ve süt türevi olan peynir ve yoğurttur. Ayrıca; kuru incir, kuru fasulye, karnabahar, lahana, ıspanak, yumurta da bulunur.

SU
Günde en az 2 litre temiz ve yumuşak su içilmelidir. Su organların düzenli çalışmasını sağlar. Özellikle böbrekler ve bağırsaklar daha düzenli çalışır. Vücuttaki zararlı atıklar daha hızlı temizlenir. Kişi kendini çok daha iyi hisseder. Çay, kahve bu iki litreye dahil değildir.

MAGNEZYUM
Kas ve sinir sağlığımızı gösteren bir mineraldir. Dengeli beslenen bir gebe kadına magnezyum takviyesi gerekmez. Kas krampları gerçekleşirse düşük dozda magnezyum takviyesi uygulanır. Fındık, tahıllar, yeşil sebzeler ve kuru fasulye magnezyum zenginidir.

B ViTAMiNi
Gebelikte B12 vitaminine olan gereksinim artmaktadır. Folik asit desteği da gebelikte mutlaka gereklidir. Embriyo, gebeliğin ikinci ve on ikinci haftaları arasında yeterli folik asit alamazsa özellikle beyin ve omurilik ile ilgili anormallikler olmak üzere doğumsal gelişim bozuklukları görülme riski artabiliyor. Folik asit doğal olarak limon, mandalina, portakal, ıspanak, brokoli, bamya, baklagiller ve karaciğerde bulunur.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Gebelikte İçilen Sigara Kız Bebeğe Nasıl Yansır?

Hamilelikte sigara içen kadınların kız çocukları doğduklarında obezite ve diyabet riskiyle karşı karşıya gelir.

Kız bebeğe hamile kadınlar sigara içtiklerinde kız bebeklerinde ileride bu sorunların yaşandığı daha fazla görülmektedir.

Aileler bu konuda çok bilinçli ve duyarlı olmalılar. Anne karnında maruz kalınan her kötü durum ileride çocukta alışkanlığa ve hastalıklara neden olur.

Obezite, önlenemeyen kilo artışı, kalp damar sorunları, diyabet ve daha birçok hastalık nedeni anne karnında başlar.

Anne adayının sigara içmesi bebeğe giden kan miktarını azaltıyor. Damarlar büzülüyor ve bebeğe kan akışı sağlanamıyor. Bebek ölümlerinin anne karnında yaşanmasının başlıca sebebi sigara.

Bu nedenle gebe kalınmadan belli bir süre önce sigaradan kurtulmak ve bırakmak gerekiyor.

Solunum yolu hastalıkları, kulak ve belli bölgelerde enfeksiyon riski, astım görülme olasılığı, öğrenme güçlükleri, dikkat ve davranış bozuklukları yaşayabilen bebeklerde özellikle

diyabet ve obezite görülür.

Yeme içme bozuklukları, anoreksiya gibi değişik beslenme problemleri ortaya çıkabilir.

Gebeyken sigara içenlerin kız çocuklarında özellikle kilolu olma hastalığı olan obezite ve kandaki şeker oranının yüksekliği olarak bilinen diyabet daha sık görülür.

Ayrıca glikoz intoleransı ve insülin direnci sıklığı da bu çocuklarda ileride artmaktadır.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Bebeğinizden Kordon Bağıyla Haber Alın

Kordon bağı ile bebeğin gelişiminden haber alınabilir mi?

Kordosentez bebeğin göbek kordonundan kan örneği alınmasıdır. 20. gebelik haftasından itibaren yapılan bir prenatal tanı testidir. Bahçeci Sağlık Grubu Fulya Tüp Bebek Merkezi Kadın Hastalıkları Uzmanı Op.Dr. Burçak Erzik ‘kordosentez nedir, ne zaman yapılır, anne karnındaki bebeğin sağlık durumu hakkında bilgi verir mi’ sorularını cevaplandırdı.
Hamileyken Bebeğinizden Haber Alın…
Kordosentez; bebeğin sağlık durumu hakkında önemli bilgiler verecek girişimsel bir tanı testidir. Uygulama öncesi doktor tarafından çifte detaylı bilgilendirme yapılması önemlidir. Kordosentez; kromozom analizi veya enfeksiyon taraması, işleme bağlı düşük riskindeki yükseklik nedeniyle ciddi bir fetal problem varsa uygulanır. En önemli avantajı testlerin 3-5 gün içinde sonuçlanmasıdır. Ayrıca kordosentez tedavi amacıyla, bebeğe kan nakli yapılmasında ve ilaç uygulamalarında kullanılır.

Hangi Durumlarda Uygulanır?
*1. veya 2. trimester tarama testlerinin rutin olarak gebe izleminde yapılması ve ultrasonografik teknolojilerde ki gelişmeler nedeniyle koriyonik villüs örneklemesi ve amniyosentez erken gebelik haftalarında uygulanan genetik prenatal tanı testleridir. Bu nedenle kordosentez daha az sıklıkla yapılmaktadır.
Kordosentez şu durumlarda uygulanabilir;
• kromozom bozukluklarının tanısı
• kan hastalıkları – anemi, talasemi, orak hücreli anemi, Rh uygunsuzluğu
• enfeksiyon
• gelişme geriliği
Riskler
• düşük
İşleme bağlı düşük riski 1/50’dir. Kayıp oranındaki yükseklik işlemin genel durumu bozuk bebeklere (gelişme geriliği, anemi, hidrops) uygulanmasından kaynaklanabilir
• vaginal kanama
• bebeğin kalp atım hızında azalma
• enfeksiyon
Nasıl Hazırlanmak Gerekir?
20-26. gebelik haftalarında klinik şartlarında, 26. gebelik haftasından itibaren acil doğum ve yenidoğan yoğun bakım ünitesi imkanlarının bulunduğu hastane ortamında uygulanmalıdır. Erken dönemde özel bir hazırlığa gerek yoktur, aç olmak gerekmez. Geç dönemde yapılan uygulamalarda aç ve acil doğum için ön hazırlıkların tamamlanmış olması gereklidir.
İşlem Sırasında
Enfeksiyon riskini azaltmak için işlemden 30-60 dakika öncesinde antibiyotik uygulanır. Cilt antiseptik ile temizlenir. Genellikle anestetik gerekmez. Ultrasonografi eşliğinde ince, uzun bir iğne cilt, karın duvarı ve rahmi geçer. Göbek kordonundaki venden fetal kan örneği alınır. İşlem sırasında anne adayının hareketsiz olarak yatması istenecektir. İşlem 2-5 dakika içerisinde sonlanacaktır. İğne ciltten geçerken yanma, rahime girerken kramp hissedilebilir.
İşlem Sonrasında
Kordosentezin ardından bebeğin kalp atımları ultrasonografi veya doğum monitörü yardımıyla takip edilecektir. İşlemden hemen sonra kramp ve vaginal lekelenme yaşanabilir. İşlem günü anne adayının dinlenmesi önerilir. Ertesi gün normal hayatına dönebilir.
Sonuç
Kromozom analizi ve enfeksiyon testleri 3-5 gün içinde sonuçlanır. Doktor ve genetik danışman sonucunuzu çifte detaylı olarak bildirecektir.
Doktorunuza bildirmeniz gereken durumlar;
• ateş
• vaginal kanama
• rahim kasılması
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com

Organik Süt Zekayı Geliştiriyor mu?

Özellikle büyüme çağındaki çocukların süte ihtiyacı var. Organik süt ise en yararlı besinlerin başında geliyor.

İngiltere’de yapılan araştırmalar ve çalışmalar sonucunda organik tarım ürünlerinin ve özellikle organik sütün etkileri araştırılmış ve IQ’yü beslediği ortaya çıkmıştır.

IQ yani zekayı geliştiren organik süt bulunabildiği sürece sıkça tüketilmelidir. Anne karnındaki doğmamış bebeğin bile beyin ve genel gelişimi için organik süt tavsiye edilir.

Çünkü özellikle bebeklerin beyin gelişimi anne karnında başladığı için anne adayının da sağlıklı beslenmesi önemlidir. Bu nedenle gebelikte organik süt içmek çok faydalıdır.

Hem anne hem bebek sağlığını destekler. Sağlıklı ve normal bir gebelik yaşamanızı sağlar.

Hamile kadınlar haftada birkaç öğün balık günde en az bir bardak organik süt içmelidir.
Kaynak Siteye Teşekkürler.7gunsaglik.com
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...